Aye nedir, Aye ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Eşraf, ileri gelen.
Aya, el ayası, avuç içi.
Pencerenin iç tarafı.
Şaşma bildirir ünlem.
Kadılar için o (zamir): Aye diyor ki çabuk gelsinler.
Aye anlamı, tanımı
İleri gelen : Bir topluluğun önemli, sözü dinlenir, saygın kişisi
Avuç içi : Elin parmak dipleri ile bilek arasındaki iç bölümü.
El ayası : Elin, bilekle parmaklar arasındaki iç bölümü.
Bildiri : Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.
Kadılar : Afyon ilinde, Haydarlı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Antalya ili, Manavgat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Aydın ili, Akçaova nahiyesine bağlı bir yer. Bolu şehrinde, Gökçesu nahiyesine bağlı bir yer. Çanakkale ili, Etili bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Isparta kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Ordu ilinde, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.
Pencer : Sebze. Pancar.
Bildir : Geçen yıl.
Şaşma : Şaşmak işi.
Ünlem : Türlü duyguları anlatan veya bir doğa sesini yansıtan kelime, nida: Ah! oh! şak, çat vb. Ünlem işareti.
Zamir : Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik kavramları vererek varlıkların yerini tutan söz, adıl. İçyüz.
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
İleri : Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı. Doğrusundan daha çok gösteren (saat). Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön. Önde bulunan. Öne doğru, ileri doğru. Benzerlerini geride bırakmış. Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra. Bir şeyin ulaşılacak yönü. "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.
Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
Eşraf : Bir yerin zenginleri, sözü geçenler, ileri gelenler.
Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.
Ayas : Çardak. [Bakınız: Ayaz].
İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.
Diğer dillerde Aydınlıkların düzgün yayılmışlık çarpanı anlamı nedir?
İngilizce'de Aydınlıkların düzgün yayılmışlık çarpanı ne demek ? : uniformity ratio of illumination

Bu kısımda Aye nedir? Aye ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aye tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aye hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.