Üstünlük nedir, Üstünlük ne demek

"Üstünlük" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi gençlik hislerine kaptıran hanımlardı." - A. Ş. Hisar

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma.

Tarih'teki anlamı:

Bir devletin, başkaları üzerinde kurduğu siyasal, kültürel ya da ekonomik egemenlik.

Bilimsel terim anlamı:

Kendisine yapılmış olan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu.

İngilizce'de Üstünlük ne demek? Üstünlük ingilizcesi nedir?:

advantage, hegemony, supremacy

Üstünlük kısaca anlamı, tanımı:

Üstünlük derecesi : En, çok zarflarıyla sıfat veya başka zarfların nitelik ve nicelik bakımından kazandıkları en üstün anlam.

Üstünlük duygusu : Kişinin kendini bazı yönlerden veya genellikle insanların çoğundan üstün görmesi, üstünlük hissi, üstünlük karmaşası, üstünlük kompleksi.

Üstünlük hissi : Üstünlük duygusu.

Üstünlük karmaşası : Üstünlük duygusu.

Üstünlük kompleksi : Üstünlük duygusu.

Geçiş üstünlüğü : Cankurtaran, itfaiye ve güvenlik araçlarına tanınan yolu öncelikle kullanma hakkı, geçiş önceliği.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

 

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Faikiyet : Yükseklik. Üstünlük.

Rüçhan : Üstünlük. Yeğlik. Öncelikli.

Avantaj : Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan. Yarar. Kazanım. Üstünlük.

Üstünlük çalımı : (Adler) Aşağılık duygusunu kapatmak için yapılan ve üstünlük belirtisi sayılan herhangi bir davranış.

Üstünlük ile ilgili Cümleler

  • 1929'da ezici bir üstünlükle iktidara geldi.
  • Tenis tarihinde taraflardan birinin diğerine en ezici üstünlük kurduğu Grand Slam finali, Batı Almanyalı Steffi Graf'ın Sovyet Nataşa Zvereva'yı iki seti de 6-0 kazanarak çok rahat yendiği 1988 Fransa Açık Finali'ydi. Maçın tamamı yalnızca 34 dakika sürmüştü.
  • Dünya boktan bir yer çünkü insanlığın bitmek tükenmek bilmeyen egoları ve üstünlük hırsları var.
  • Sizde imkanlar, son model arabalar, teknik üstünlük, tecrübe hepsi var ben muvaffak olamadım mı?

Diğer dillerde Üstünlük anlamı nedir?

İngilizce'de Üstünlük ne demek? : n. advantage, altitude, ascendancy, ascendency, beat, championship, class, distinction, dominance, edge, eligibility, excellence, head start, hegemony, lordship, mastery, overweight, pre-eminence, precedence, predominance, preponderance, primacy

 

Fransızca'da Üstünlük : supériorité [la], avantage [le], prédominance [la], distinction [la], excellence [la], prépondérance [la], suprématie [la], transcendance [la]

Almanca'da Üstünlük : n. Oberhand, Prävalenz, Superiorität, Superlativ, Überlegenheit, Übermacht, Vorherrschaft, Vormacht, Vorrang, Vorteil, Vorzug

Rusça'da Üstünlük : n. превосходство (N), преимущество (N), преобладание (N), перевес (M), главенство (N), первенство (N), владычество (N), первичность (F), козырь (M), примат (M), господство (N)