Infilling türkçesi Infilling nedir

  • Doldurma.
  • Mevcut binalar arasındaki boşluklara bina dikmek.
  • Boşluk doldurma.
  • Dolgu.
  • Boşluk doldurmak.

Infilling ingilizcede ne demek, Infilling nerede nasıl kullanılır?

Infill : İki bina arasındaki boşluğa bina yapmak. Boşluk doldurmak. Mevcut binalar arasındaki boşluklara bina dikmek. Boya ile doldurmak.

Infile : Dosyasında.

Infiltrate : Sızmak. İçeri sızmak. Çoğalmak. Gerçek kimliğini gizleyerek girmek (örgüt, kuruluş vb'ne). Süzmek. İnfiltrat. Doku aralıklarından süzülüp geçme. infiltrasyonla biriken materyal. Sınırdan içeri sızmak. Sızmak (örgüt, kuruluş vb'ne).

Infiltrated : Süzmek. Gizlice girilmiş (bina veya üs vb). Sokulmak. Sızmak. Gizlice girmek.

Infiltrates : Sızmak. Sokulmak. Gizlice girmek. Süzmek.

Infiltrating : Süzmek. Gizlice girmek. Sızmak. Sokulmak.

Infiltrators : Köstebek. Süzgeç. Casus. Ajan.

Infiltration analgesia : İnfiltrasyon analjezisi.

Infiltrations : Sızma. Süzülme. Süzme.

Infiltrator : Süzgeç. Casus. Köstebek. Ajan.

İngilizce Infilling Türkçe anlamı, Infilling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infilling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caulkings : Kalafat. Sızdırmaz yapma. Silikon. Tıkama. Kalafat etme. Kalafatlama. Sızdırmazlık.

 

Cores : Çekirdek. İç. Öz. Meyve göbeği. Göbek.

Filler : Katkı maddesi. Dolgulama. Dolgu maddesi. Geçici önlem. Tıkaç. Huni. Boya, plastik, kauçuk vb. ürünlerin özelliklerini geliştirip mal oluşlarını düşürmek için içlerine katılan özdek. Boş zaman dolduracak program.

Servicing : Bakımını yapmak. Servis yapma. İkmal. Tamir etmek. Çiftleştirmek (kısrak). Hizmete hazırlama. İşletmede tutma. Genel bakım. Yardım etmek.

Refilled : Kartuş. Yeniden doldurmak. Tekrar dolmak. Tekrar doldurmak. Yedek. Tekrardan doldurma. Yedek kalem içi.

Hard core : Çekirdek. Değişmez. İnatçı. Çekirdek kadro. Çakıl dolgusu. Kararlı. Mıcır. Blokaj. Sabit fikirli.

Core : Eşelek. Çekirdek. Bazı virüslerde nükleik asidi çevreleyen ve ökaryotik hücrelerde bulunan histon yapıya benzer protein kılıf, kor. İç. Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe. Havuç. Öz. Çekirdeğini çıkarmak. Göbek. Koçan.

Fill a gap : Bir boşluk veya deliği kapatmak veya doldurmak. Boşluğunu doldurmak. Boşluğu doldurmak. Eksikliği gidermek.

Loading : Yükleme. Ek maliyet. Satış fiyatına idare faiz ve satış benzeri masrafların eklenmesi. Malı, gemiye ya da götürecek başka bir taşıta yükleme. Satış ve benzeri masrafların eklenmesi. Şarj. Film takma. Gümrük, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Yük. Sürşarj.

Loadings : Film takma. Yükleme. Yük.

 

Infilling synonyms : cement, gang, renewal, flow, filling, stuff, cogging, confabulations, fillings, caulking, replenishment, infill, pervasion, backfilling, block out, recharging, backfills, backfill, embankment, refills, replacement, refilling, confabulation, material, fill, charging, packing, impletion, embankments, refill.

Infilling zıt anlamlı kelimeler, Infilling kelime anlamı

Willing : Gönülden gelen. Hazır. Gönüllülük. Gönülden. Razı. İhtiyari. İçten gelen. İstekli. Gönüllü. İsteme.

Inclined : Eğimli. Eğilimli. Yetenekli. Eli yatkın. Yamuk. Yatkın. İstekli. Eğik. Yatmış. Mütemayil.

Compliant : İtaatkar. Uyunçlu. Yumuşakbaşlı. Yumuşak başlı. Uysal. Uyumlu.

Infilling antonyms : voluntary.