Infiltrations türkçesi Infiltrations nedir

Infiltrations ingilizcede ne demek, Infiltrations nerede nasıl kullanılır?

Infiltration anaesthesia : Açlık çukurluklarına yapılan yerel infltrasyon anestezisi sırasında anestezik maddenin ensizyon yapılacak hat civarına ters l harfi benzeri veya bir çizgi boyunca enjekte edilmesi gibi yerel anestezik çözeltisinin doğrudan anestezi edilmek istenen doku içine enjekte edilmesiyle oluşturulan anestezi biçimi. İnfiltrasyon anestezisi.

Infiltration analgesia : İnfiltrasyon analjezisi.

Infiltration anesthesia : İnfiltrasyon anestezisi.

Circuler infiltration anesthesia : Dairesel infiltrasyon anestezisi. Vücudun herhangi bir bölgesine, yerel anestezik maddenin halka tarzında enjekte edilmesi biçiminde uygulanan yerel anestezi tekniği.

Pulmonary infiltration with eosinophilia syndrome : Akciğer infiltrasyonlu eozinofili sendromu. Eozinofilik pnömoni.

Infiltrating : Gizlice girmek. Sokulmak. Süzmek. Sızmak.

Infiltrative : Sızıcı. Her tarafa yayılan. Davetsiz. Zorla giren. Nüfuz edici. İnfiltratif.

Lichenoid infiltration : Hücrelerin epidermise paralel, çizgiler halindeki infiltrasyonu. Likenoid infiltrasyon.

Piggyback infiltration : Beleş giriş.

Infiltration : Gerçek kimliğini gizleyerek girme (örgüt veya kuruluş vb'ne). Nüfuz. Süzülme. İnfiltrasyon. Kapı, pencere aralıklarından oda havasının değişmesi. Süzme. Yağmur ve kar sularının, çatlak ya da geçirimli katmanlardan yeraltına geçmesi olayı. Sızma (örgüt veya kuruluş vb'ne). Filtreleme. Coğrafya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Infiltrations Türkçe anlamı, Infiltrations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infiltrations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Filtrating : Süzmek. Süzülmüş sıvı. Filtreden geçirmek. Filtreden geçirme.

Outflow : Lav taşması. Taşma. Dışarıya akan. Sızıntı. Dışarıya akan miktar. Dışarı akma. Boşalma. Lavın püskürme sırasında yanardağ ağzından çıkarak alçak yerlere doğru yayılması olayı. Ülke dışına akan.

Volplanes : Süzülmek. Motoru kapatarak havada uçmak.

Effluxes : Dışarı sızma. Atık su. Dışarı akış. Dışarı akma. Sızıntı. Akış. Akma. Akıntı.

Percolating : Sızdırmak. Sızmak. Süzülmek. Filtreden geçirmek. Süzmek.

Incursion : Akın. Saldırı. Hücum. İstila. Baskın. Tecavüz.

Ooze : Sulu çamur. Sızıntı. Sızdırmak. Kaçak yapmak. Kaçırmak. Yaymak. Işımak. Bataklık. Kaçmak.

Percolate : Filtreden geçirmek. Sızdırmak. Filtre etmek. Süzmek. Sızmak. Süzülmek.

Oozes : Sızmak. Duyulmak. Kaçmak. Kaçırmak. Balçık. Kaçak yapmak. Yaymak. Meşe kabuğu suyu. Işımak.

Decantation : Dökme. Herhangi bir sıvıyı altta kalan tortudan ayırmak üzere yavaşça boşaltma. Çökelme. Tortullaşma. Durultma sıvı akıtma. Tortusundan ayırma. Dekantasyon. Durultma.

Infiltrations synonyms : oozing out, efflux, filtration, hovering, dripping, drainage, exudation, drainages, infiltration, draining, leaching, strained, eying, leakage, volplane, exudations, outflowing, leakages, permeations, percolates, filtering, volplaned, percolation, exuding, penetration, permeation, leaking, eyeing, gliding, oozing.