Süzme nedir, Süzme ne demek

  • Süzmek işi.
  • Süzülmüş olan, süzülerek elde edilen.
  • Kötü, aşağılık, malın gözü (kimse).
  • Katışıksız, saf

"Süzme" ile ilgili cümleler

  • "Süzme bal. Süzme yoğurt."
  • "Son derece zeki babalardan süzme salak oğulların çıktığı görülmüştü." - A. İlhan

Yerel Türkçe anlamı:

Torbada süzdürülmüş katı yoğurt.

Tohumluk küçük soğan.

Torba.

Kimya'daki anlamı:

Bir süspansiyonu, uygun boyutlu gözeneklere sahip bez, kağıt, plastik, porselen, ve benzeri bir ortamdan geçirerek katıyı sıvıdan ayırma işlemi.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Süzülmüş yoğurt. (Bozalan *Bozüyük -Bilecik; Yayla, İnönü -Eskişehir)

Bilimsel terim anlamı:

Sıvı içindeki katıları, içinden ancak sıvıların geçebildiği bir ortamda ya da gereçte ayırma.

Su verme teknelerinin ve yunakların içindeki çözeltilerin katı parçacıklarını ayırmak için, çözeltiyi uygun bir bezden geçirme işlemi.

genel uygulayım: Akışkanları, sıvıları içlerindeki yabancı özdeklerden arıtma işlemi.

uygulayımbilim: Kimi sıvıların yoğunlaşmasına yol açan katı parçaları bu sıvılardan ayırma işlemi.

işleyim: Şarap, bira, zeytinyağı gibi sıvıların içinde istenilmeyen ve bulanıklık yapan katı özdekleri ayırma işlemi.

 

metalbilim: İçindeki katı parçacıkları ayırmak, için çözeltiyi bez, süzgeç ve benzeri geçirme işlemi.

İngilizce'de Süzme ne demek? Süzme ingilizcesi nedir?:

filtering, filtration, percolation

Fransızca'da Süzme ne demek?:

colature, tamisation

Süzme anlamı, kısaca tanımı:

Süzme bal : Peteklerden süzülerek elde edilen bal.

Süzme yoğurt : Bir torbaya konularak suyu süzülen yoğurt, kese yoğurdu, torba yoğurdu.

Süzmek : Bazı sıvıların yoğunlaşmasına yol açan, katı ve tortulu maddeleri bu sıvılardan ayırmak. Gözle inceleyerek dikkatle bakmak. Göz baygın ve anlamlı bakmak. Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirmek.

Göz kaş süzmek : Dikkatle ve hissettirmeden bakışlarla kontrol altında tutmak.

Göz süzmek : Baygın ve anlamlı bakmak.

Göz ucuyla süzmek : İyice tanımak, bilmek veya dikkat çekmek amacıyla hafif kısık gözle incelemek, bakmak.

Tepeden tırnağa süzmek : Herhangi bir sebeple birine dikkatlice bakmak.

Aşağılık : Aşağı olma durumu, adilik. Niteliği düşük, adi.

Katışıksız : İçine başka şeyler karışmamış olan, arı, saf.

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Kötü : Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Kaba ve kırıcı. Zararlı, tehlikeli. Aşırı, çok. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren.

Saf : Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. İyi niyetli, art niyetsiz. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Grup. Dizi, sıra.

Süzme ağırlığı : Konserve edilmiş maddenin bir elek üzerinde belli bir meyil ve sürede süzüldükten sonraki ağırlığı.

 

Süzme çukuru : Pissuyun toprak altına süzülmesi için toprağa açılan ve duvarları harçsız olarak örülen çukur.

Süzme havyar : Doymuş tuz çözeltisinde bir saat süreyle tutularak sertleştirilmiş, mersin balıkları yumurtalıklarının bir tarama eleği üzerinde ovma ve didiklemeyle yumurtalarından ayrılması, kanlı sularının elek altına yerleştirilen bir tülbentten süzülmesi, içme suyuyla yıkanmasıyla elde edilen yumurtalara ürotropin serpilerek, elle karıştırılmasıyla elde edilen mamul.

Süzme yöntemi : (Zaman dizileri) Zaman dizilerinde dizgesel ya da belirleyici olmayan etkilerin giderilmesi için kullanılan bir yöntem.

Süzmeğ : Ağır ağır oynamak, dans etmek. Süzmek.

Süzmen : Torba. Kendini beğenen. Yiyecek beğenmeyen.

Süzme ile ilgili Cümleler

  • Süzme peynir yediğimden beri bir süre oldu.
  • Süzme peynir gibi bir şey yok.
  • Küçük kız kardeşim süzme peynirin tadını sevmez.
  • Pringles ve süzme yoğurt, hoş bir tat çıkarır.

Diğer dillerde Süzme anlamı nedir?

İngilizce'de Süzme ne demek? : n. filtering, filtration, straining, infiltration, percolation

Fransızca'da Süzme : filtrage [le]

Almanca'da Süzme : n. Filterung, Perkolation

Rusça'da Süzme : n. фильтрация (F), фильтрование (N)

adj. процеженный