Outflow türkçesi Outflow nedir
- Taşma.
- Sızıntı.
- Sızma.
- Akan miktar.
- Taşan miktar.
- Dışarı akma.
- Boşalma.
- Lavın püskürme sırasında yanardağ ağzından çıkarak alçak yerlere doğru yayılması olayı.
- Dışarıya akan miktar.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Ülke dışına akan.
- Lav taşması.
- Dışarıya akan.
Outflow ingilizcede ne demek, Outflow nerede nasıl kullanılır?
Outflow channel : Bir selin, beslenme bölgesinden gelen yağmur ve kaynak sularının bir araya toplandığı anayatak. Akıntı yolu.
Capital outflow : Sermaye çıkışı. Bir ülkeden dışarıya sermaye çıkışı. Sermaye ihracı.
Cash outflow : Nakit çıkışı. Para çıkışı.
Outflowing : Taşma. Akan miktar. Dışarı akma. Boşalma. Dışa akın eden. Sızma. Ülke dışına akan. Dışarıya akan. Dış bölgelere doğru yolculuk eden. Sızıntı.
Outflows : Sızıntı. Taşan miktar. Akan miktar. Sızma. Dışarı akma.
Outflanker : Üstünlük elde edecek şekilde hareket eden kimse. Ustalıkla üstünlük sağlayan kimse. Atlatan kimse.
Outflanked : Düşman kanadını çevirmek. Üstünlük sağlamak. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek.
Outflanks : Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Üstünlük sağlamak. Düşman kanadını çevirmek.
Outfaced : Gözünün içine bakarak utandırmak. Bakışlarıyla altetmek. Üstesinden gelmek. Bakışları ile alt etmek. Alt etmek. Bakışları ile altetmek. Meydan okumak. Yenmek.
Outflanking : Avantaj elde eden. Becerikli bir manevra ile üstün gelen. Üstünlük sağlayan. Rakibe beklenmedik saldırı yapmak amacıyla yandan veya her iki yandan yapacak şekilde bir konuma gelen (askeri).
İngilizce Outflow Türkçe anlamı, Outflow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Outflow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flowage : Akış. Akan veya taşan sıvı. Sel. Su baskını. Su basma. Akım.
Leakages : Akma. Fire. Sızıntılar. Sızıntı (su gaz vb). İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın azalmasına yol açan vergi, dışalım ve tasarruftan oluşan kalemler. Sızıntı miktarı. Kaçak.
Encrochment : Bir yapının, tümünün ya da bir bölümünün, bir başkasının toprağına, yerbölümüne olursuz olarak girmesi.
Oozing out : Sızdırmak. Sızmak. Damlama. Süzülme. Kaçak yapmak.
Fountain : Asıl. Fıskiye. Süs havuzu fıskiyesi. Aslanağzı. Köken. Memba. Kaynak. Çeşme. Pınar.
Cumshot : Yüze boşalma. Sperm. Üstüne veya yüzüne boşalma.
Exudations : Salgılama eylemi. Terleme. Akma. Eksudasyon. Dışarı sızma. Gözenekten dışa atım. Eksüdasyon. Ter.
Encroachment : El uzatma. Tecavüz. Saldırma. Başkasının toprağına geçme. Geçme. Zarar. Tecavüzde bulunma (başkasının hakkına). Aşma. Başkasının arsasına tecavüz.
Formation : Bir bileşiğin öğelerinden yapılması. Formasyon. Şekil verme. Kırılcaların, temel yapılarına bağlı olarak büyürken geliştirdikleri biçim. Bir kayaç katman (litostratigrafi) birimi; belli bir ya da birkaç kayaç cinsinin egemen olması ya da yapılışında göze çarpan özelliğiyle, altından ve üstünden ayırt edilebilen oluşum. Düzenleme. Teşkil. Buzsul büyültmede oluşan temel yapının belirlediği biçime girme. Oluşum. Yapım.
Electrical discharge : Elektrik boşalımı. Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektriksel boşalma.
Outflow synonyms : natural spring, agrarian geography, brims, depletions, effluences, ejaculating, ejaculation, droppings, flushing, agricultural co operative, catharses, fountain of youth, fluxion, creep, effusing, aluvial terrace, welling forth, catharsis, exuding, abrasion platform, effluxes, emanations, air route, leaking, effusion, outflowing, escape, emanation, aboriginal population, afforestation, oozes, efflux, alluvial deposit.
Outflow zıt anlamlı kelimeler, Outflow kelime anlamı
Influx : Kitlesel akın. Giriş. Nehir ağzı. İçeriye akma. Akış. İçeriye akış. Girdi. Akın. Akın etmek. Üşüşme.
Inflow : Akış. Ülke içine akan. Ülkeye doğru akan. Nehir ağzı. İçeriye akış. İçe akış. Giriş. Ülkeye giren. Akın. İçeri akış.
Outflow ingilizce tanımı, definition of Outflow
Outflow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A flowing out. To flow out. Efflux.

Bu kısımda Outflow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Outflow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Outflow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Outflow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.