Sızıntı nedir, Sızıntı ne demek

  • Sızan şey.
  • Deri veya mukozada beliren sıvı, akıntı

"Sızıntı" ile ilgili cümle

  • "Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti." - A. Gündüz

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: sızma]

Bilimsel terim anlamı:

Akışlanların bir yarık, delik ve benzeri dizgenin içine ya da dışına doğru istenmedik yönde gitmesi, kaçması.

Süzülmeden doğan eksilme, akma.

Sızma sonunda kaçan.

Ruhsal sağaltım sırasında hastanın başka bir kişiyle bu konunun ayrıntıları üzerinde konuşması.

Ruhsal gerginliğin, bunu yaşatan koşulların değişmesi üzerine gevşemesi.

İngilizce'de Sızıntı ne demek? Sızıntı ingilizcesi nedir?:

leakage, leakage; leak

Fransızca'da Sızıntı ne demek?:

transsudat

Sızıntı anlamı, tanımı:

Sızıntılı : Sızıntı yapan (hastalık).

Deri : Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Toplantı, düğün. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.

Mukoza : Sümük doku.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Akıntı : Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı. Akma işi. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması.

 

Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.

Sızıntı ışınım : Kaynak zırhından geçerek yayılan zararlı ışınım.

Sızıntı suyu : (jeoloji)

Sızıntılar : İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafî yurtiçi hasılanın azalmasına yol açan vergi, dışalım ve tasarruftan oluşan kalemler.

Sızıntılı bıcılgan : Bıcılgan denilen deri yangısının akut durumu.

Sızıntı ile ilgili Cümleler

  • Sızıntının nerede olduğunu biliyor musun?
  • Bina yöneticisinden ön koridordaki sızıntıyı görmesini isteyeceğim.
  • Sızıntıyı düzeltmek için yardım ettim.
  • Sızıntıyı buldunuz mu?
  • Onun bir sızıntısı vardı.
  • Bir sızıntımız var.
  • Sızıntıyı kapatabilirim.
  • Sanırım bir gaz sızıntımız var.
  • Onun evinin bodrum katı sürekli su basıyor anlaşılmayan su sızıntısı yüzünden.
  • Bu, sızıntıyı durduracak.
  • Ali sızıntıyı buldu ve onu tamir etti.
  • Sızıntıyı tıkayabilirim.

Diğer dillerde Sızıntı anlamı nedir?

İngilizce'de Sızıntı ne demek? : n. leakage, leak, ooze, efflux, outflow, creep, creepage, emanation, escape, runaway, seepage

Fransızca'da Sızıntı : exsudation [la], infiltration [la], suintement [le]

Almanca'da Sızıntı : n. Leckage

Rusça'da Sızıntı : n. просачивание (N), протекание (N)