Mukoza nedir, Mukoza ne demek

Mukoza; bir anatomi terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

En içte sindirim bezlerini kapsayan epitel tabakası, onun dışında lamina propria ve en dışta kas tabakası olmak üzere üç tabakadan oluşan sindirim kanalının içini astarlayan tabaka.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Sindirim borusu, soluk borusu gibi iç organların iç yüzeyini örten ve mukus sıvısı salgılayan ince tabaka, müköz zar.

İngilizce'de Mukoza ne demek? Mukoza ingilizcesi nedir?:

mucous membrane, mucosa

Osmanlıca Mukoza ne demek? Mukoza Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tabaka-i muhâtiye

Mukoza hakkında bilgiler

Mukoza veya sümükdoku bazı iç organlar ve dışarıya açılan boşluklarda en dış katmanı oluşturan, ektodermik kökenli, kaplayıcı, sümük (mukus) salgılayan zar. Epitel bir yapıdır. Emilim ve salgılamada görev alırlar.

Mukoz tabaka içeren vücut boşluklarına solunum yolunun büyük bir kısmı, bütün gastrointestinal kanal ve üretra dahildir.

Mukoza anlamı, tanımı:

Sümük : Sümük doku hücrelerinin ve üzerinde bulunan bezlerin, doku yüzünde nemli, akıcı, kaygan bir tabaka oluşturan salgısı.

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

 

Boşluk : Kesinti, kopukluk. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Boş geçen süre. Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olan yer. Boş olma durumu.

Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka.

Ektoderm : Dış deri.

Köken : Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Soy, asıl.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.

Sümük doku : Üzerinde çok sayıda ince memecik ve salgı bezi delikleri bulunan, iç organları kaplayan koruyucu doku, mukoza.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

 

Mukoza zarı : (biyoloji) Örtü dokusunda, mukus gözelerini kapsayan ve öz kat ile desteklenip alt mukoza katı üzerine oturan bir kat.

Mukozal lenfoit doku : Sindirim, solunum ve ürogenital sistemin mukozalarında mukozal bağışıklığın oluşumunu sağlayan ve M adı verilen membranöz hücreleri içeren lenf foliküllerinin bulunduğu yaygın lenfoit doku.

Diğer dillerde Mukoza anlamı nedir?

İngilizce'de Mukoza ne demek? : mucous membrane

Fransızca'da Mukoza : muqueuse [la]