Emanations türkçesi Emanations nedir
- Sızıntı.
- Derin mineral yataklarını kapsayabilen ve magma sıvılarının saçtığı gaz ürünleri.
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Çıkan şey.
- Gaz yayılması.
- Radyoaktif gaz.
- Ortaya çıkma.
- Fışkırma.
Emanations ingilizcede ne demek, Emanations nerede nasıl kullanılır?
Compromising emanations : Gizliliği bozan elektromanyetik yayılım.
Emanation deposits : Üfürük maden yatağı. Yeryuvarı yüzeyinde magma gazlarından çökelen cevher. Yer yüzeyinde magma gazlarından türemiş maden.
Radioactive emanation : Radyoaktif emanasyon. Işımetkin uçun. Belirli ışımetkin öğelerin verdiği uçunlar, özellikle radyom öğesinin saldığı ve en ağır soy uçunlardan olan radon. Radon. Işınetkin uçun.
Emanation : Çıkma. Fışkırma. Çıkan gaz. Emanasyon. Yayılma. Sızıntı. Dışarı akma. Radyoaktif maddelerin ışın yayımı. Radyoaktif gaz.
Emanating : Doğmak. Çıkan. Çıkmak. Fışkıran. Sızan. Sızmak. Akan. Yayılmak. Yayılan. Doğan.
Emanated : Akmış. Çıkmak. Yayılmış. Çıkmış. Doğmuş. Yayılmak. Doğmak. Sızmak. Fışkırmış. Sızmış.
Emanates : Zuhur olmak. Akmak. Doğmak. Yayılmak. Fışkırmak. Çıkmak. Sızmak. Sadır olmak. Oluşmak. Ortaya çıkmak.
Emanators : Yayıcı. Sızdırıcı.
Emanate from : -den kaynaklanmak. -den çıkmak. Çıkmak.
Emanative : Sızıcı. Ortaya çıkmayla ilgili. Yayılıcı. Fışkırıcı. Emanasyon ile ilgili. Akıcı.
İngilizce Emanations Türkçe anlamı, Emanations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Emanations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.
Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç.
Leak : Dayanmak. Kaçırmak. Kaçak yapmak. Sızmak. Sızdırmak. Kaçmak. Akmak. Su almak. Sızıntı yapmak.
Matter : Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Cisim. Yazılı şey. İş. Önemi olmak. Madde. İrinlenmek. Önem taşımak. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık. Fark etmek.
Eructating : Püskürmek. Geğirmek. Geğirme.
Gush : Fışkırış. Coşku. Fışkırtmak. Gırtlak. Taşmak. Aşırı hayranlık göstermek. Fışkırtı. Yağlayıp ballamak. Bayılmak.
Surfacing : Yüzey düzleme. Cilalamak. Meydana çıkmak. Yüzeye çıkarmak (denizaltı). Yüzleme. Sert katman kaplama. Ortaya çıkmak. Perdahlama. Gün ışığına çıkmak.
Emergences : Oluşma. Çıkma. Sudur. Deniz dibinin su üstüne çıkması. Doğma. Belirme. Meydana gelme. Emerjans.
Arising : Yükselme. Uyanış. Yukarıya doğru giden. Türeyen. Kaynaklanan. Yükselen. Doğan.
Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji.
Emanations synonyms : creep, efflux, adjacent rock, acid fumarole, coming up, flushing, eventuation, came up, eruptions, radiation, spirt, exudation, acrozone, emergence, absolute chronology, creepage, outbursts, abyss, venting, ejection, ejections, algonkian, arisings, ooze, jet, exudations, ectoplasm, egression, prominence, absolute age, appearances, emanation, aggregats.

Bu kısımda Emanations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Emanations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Emanations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Emanations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.