Leak türkçesi Leak nedir

Leak ile ilgili cümleler

English: Ali found the leak and fixed it.
Turkish: Ali sızıntıyı buldu ve onu tamir etti.

English: I'll ask the super to see about the leak in the front hallway.
Turkish: Bina yöneticisinden ön koridordaki sızıntıyı görmesini isteyeceğim.

English: The leak needs to be stopped immediately.
Turkish: Kaçak derhal durdurulmalı.

English: Do you know where the leak is?
Turkish: Sızıntının nerede olduğunu biliyor musun?

English: Ali spent all day trying to fix the leak in the roof.
Turkish: Ali bütün günü çatıdaki sızıntıyı tamir etmek için uğraşarak geçirdi.

Leak ingilizcede ne demek, Leak nerede nasıl kullanılır?

Leak away : Sızıp yok olmak. Uçup gitmek. Tamamen yok olmak. Sızıp uçmak. Tükenmek. Sızmak.

Leak detector : Sızıntı tespit cihazı. Sızıntı detektörü. Kaçak dedektörü. Kaçak detektörü.

Leak in : Sızıp girmek. İçeriye sızmak.

Leak information : Bilgi sızdırmak. Sızmış bilgi. Haber sızdırmak. Gizlice ortaya çıkarılan gizli bilgi.

Leak of information : Bilgi sızması. Bilginin ortaya çıkması.

Leakage flux : Kaçak akı.

Leakage current : Kaçak akımı. Kaçak akım. Sızıntı akımı.

 

Take a leak : (tuvalet) ihtiyaç gidermek. (küçük) tuvaletini yapmak. Çişini yapmak. Hacet bitirmek. Su dökmek. Ufak su dökmek. İşemek. Çiş yapmak.

Spring a leak : Akmaya başlamak. Su sızdırmaya başlamak. Su almaya başlamak. İşemek.

Leak out : Sızmak. İfşa olunmak. Sızıp gitmek. Dışarı sızmak (sır). Dışına sızmak. Sızıp çıkmak. Sızdırmak.

İngilizce Leak Türkçe anlamı, Leak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abducting : Dağa kaldırmak. Kaçırmak (birini). Kız kaçırmak. Birini zorla kaçırmak. Alıkoymak. Zorla kaçırmak. Adam kaçırmak. (kas) dışarı çekmek. Çekme.

Drain : Dikmek. Pansuman yapmak. Suyunu boşaltmak. Suyu çekilmek. Sıvı veya cerahati boşaltma amacıyla boşluğa yerleştirilen tüp veya fitil. Dren. Kurutmak. Tahliye etmek. Süzülmek. Boşaltmak.

Drips : Damla damla akmak. Damlatmak. Damlalıkla sıvı verme. Damla. Sevimsiz kimse. Damlamak. Akıtmak.

Elapses : Geçmek (zaman). Akıp gitmek. Zaman geçmek. Koymak. (zaman) geçmek. Geçmek. Geçen zaman. Zamanın geçmesi. Vaktin geçmesi.

Be predicated on : Dayalı olmak. -in üzerine kurulmuş olmak.

Absquatulate : Bir yerden koşarak uzaklaşmak. Basıp gitmek. Ayrılmak (konuşma dili). Tüymek. Toz olmak. Bir yerden aceleyle ayrılmak. Çekip gitmek. Gizlice kaçıp gitmek.

Abduct : Uğrulamak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Alıkoymak. Adam kaçırmak. (kas) dışarı çekmek. Dağa kaldırmak. Kaçırmak (birini). Zorla kaçırmak. Çekme.

Bolted : Tıkınmak. Cıvata ile tutturulmuş. Süzmek. Fırlamak. Tüymek. Elemek. Çekilmek (partiden). Cıvata ile tuttur. Tülbentten geçirmek.

 

Emanates : Çıkmak. Zuhur olmak. Oluşmak. Yayılmak. Fışkırmak. Sadır olmak. Doğmak. Ortaya çıkmak.

Leak synonyms : leaks, effuse, emanated, get around, leakages, unwrap, break, effused, bolts, droppings, dropping, effuses, ooze out, abidden, expose, reveal, bleed off, elapse, dripped, gave off, chiseling, bear, drain off, drip, drag out, abutted, exudes, get out, give away, drain away, dampens, blow through, exude.

Leak ingilizce tanımı, definition of Leak

Leak kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To let water or other fluid in or out through a hole, crevice, etc. A leak in a boat. Leaky. As, a leak in a roof. The boat leaks. The roof leaks. As, the cask leaks. A leak in a gas pipe. A loss of electricity through imperfect insulation. A crack, crevice, fissure, or hole which admits water or other fluid, or lets it escape. Also, the point at which such loss occurs.