Sızmak nedir, Sızmak ne demek
- İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak.
- Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak

- Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek.
- Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak.
- İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak.
- Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek.
"Sızmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bekir kaşla göz arasında dışarıya sızdı." - A. İlhan
- "Cam kenarlarından sızacak esintiyle hasta olacağından korkar." - S. Birsel
- "Dağlık bir hudut bölgesinde çıkan ve karşı topraktan sızan yabancı çetelerin yardımıyla günden güne ciddi bir hâl alan alçak bir isyanın bastırılmasıydı." - R. N. Güntekin
- "İlacı konyağa döktüm. İki saat sonra Süleyman sızdı." - A. Gündüz
Yerel Türkçe anlamı:
Hayvan, buzların kırılmasıyla sulara gömülmek.
Sızmak tanımı, anlamı:
Sızıp kalmak : Çok içki içip veya çok yorulup uyuyakalmak.
Sızma : Kapı, pencere aralıklarından oda havasının değişmesi. Sızdırılmış. Sızmak işi.
İnce : Hafif, gücü az. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Zayıf. Tiz (ses), pes karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı.
Aralık : Yarı açık, tam kapanmamış. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Tuvalet. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Uygun, elverişli durum, fırsat. Ara. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor.
Gözenek : Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur. Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri.
Miktar : Ölçü. Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik.
Akmak : Art arda ve toplu olarak gitmek. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Karışmak, katılmak. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek. Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek.
Çıkmak : Yayılmak. Büyük abdest bozmak. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Verilmek. Görünür veya belli bir durumda bulunmak. Belirmek, tanınmak. Bir yere ulaşmak, varmak. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Sıyrılmak, ayrılmak. Sesini yükseltmek. Meydana gelmek. Unutmak. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Harcamak zorunda kalmak. Yetişecek ölçüde olmak. Eksilmek. Bitmek, büyümek, sürmek. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Binaya kat eklemek. Ay veya mevsim geçmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Olmak, bulunmak, var olmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Flört etmek. Erişmek, görmek. Yükselmek, artmak. Gelmek. Oluşmak, olmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Bulaşmak. Yapılmak, yürümek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Yeni yetişip satışa sunulmak. Giderilmek, yok olmak. Piyasaya sürülmek. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Mal olmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Gerçekleşmek. Vermeye katlanmak. İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Ay, Güneş görünmek. Yayımlanmak. Karaya ayak basmak.
Haber : Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Bilgi. Yüklem.
Gizlice : Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak, zuladan.
Gitmek : Yürümek, yol almak. Başvurmak, yapmak. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Herhangi bir durumda olmak. Ölmek. Makine, işlemek, çalışmak. Çıkmak, ulaşmak. Sürmek, devam etmek. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Dayanmak. Geçmek. Yok olmak, elden çıkmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Bir yere doğru yönelmek. Satılmak. Yakışmak, yaraşmak. Tüketilmek, harcanmak. Götürülmek, gönderilmek. Yapmak.
Sıvışmak : Bulaşmak, yayılmak, sıvaşmak. Haber vermeden sessizce gidivermek, kaçmak.
Diğer dillerde Sızmak anlamı nedir?
İngilizce'de Sızmak ne demek? : v. leak, ooze, leak out, ooze out, seep, trickle, infiltrate, creep, effuse, emanate, escape, exude, filter out, percolate, permeate, run, run out, transpire, transude, weep
Fransızca'da Sızmak : suinter, transsuder, filtrer, découler, dégouliner, s'infiltrer, s'insinuer dans
Almanca'da Sızmak : v. auslaufen, herauskommen, sickern, unterwandern
Rusça'da Sızmak : v. сочиться, просачиваться, проникать, протекать, пробираться, пролезать, просвечивать, просочиться, проникнуть, протечь, пробраться, пролезть, просветить

Bu kısımda Sızmak nedir? Sızmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sızmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sızmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.