Drips türkçesi Drips nedir

Drips ingilizcede ne demek, Drips nerede nasıl kullanılır?

Dripstone : Yağmurluk taşı. Damlataşı. Sarkıt ve dikitlerde biriken kalsiyum karbonat. Denizlik. Sarkıt ve dikitlerde biriken kalsiyum karbonat (jeoloji). Damlalık. Damlalık taşı. Taş dökümü olarak kullanılan damlalık (mimarlık). Damla taş. Damlataş.

Drip cock : Döşemenin bir bölümündeki suyu boşaltmakta kullanılan musluk. Boşaltma musluğu.

Drip coffee : Süzme kahve. Filtre kahve.

Drip cup : Damla hunisi.

Drip dry : Ütü istemeyen. Sıkmadan askıda kurutulan. Sıkmadan askıya asarak kurutmak. Asılarak kurutulan.

Drip feed : Silindirlerin yağlanmasında kullanılan bir yağlama sistemi. Yapay beslemek.

Dripless : Sızmayan. Akmayan. Damlamayan.

Dripper : Sızdıran kimse veya şey. Islak gün. Sızdıran kişi veya şey. Yağmurlu gün. Damlatıcı.

Drip oiler : Damlalıklı yağdanlık.

Drip pan : Damlama kabı. Toplama kabı. Damla toplayıcı.

İngilizce Drips Türkçe anlamı, Drips eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drips ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exuded : Kaçırmak. Dışarı vermek. Sızmak. Sızmış. Çıkarmak. Belirtmek. Terlemiş. Dışarı çıkmış. Yaymak. Terlemek.

 

Effusing : Açılmak. Dışarı akan. Dışarı taşma. Yayılmak. Dışarı taşan. Dökmek. Dışarı akıtmak. Dışarı akma. Sızmak.

Effused : Dışarı taşmış. Dışarı akıtmak. Dışarı akmış. Açılmak. Yayılmak. Sızmak. Dökmek.

Empty : Boş. İçini boşaltmak. Önemsiz. İçini çıkarmak. Dökmek. Boşuna. Saçma. Dökülmek. Boşaltmak.

Fagots : İbne (argo sözcük). Çalı çırpı. Demet. Çalı-çırpı demeti. Çıra demeti. İnce odun demeti. Demir çubuk demeti. Çalı çırpı demeti. Sakatat yemeği.

Disembogue : Denize dökülmek. Suyunu denize akıtmak (nehir). Dökülmek. Suyunu denize dökmek. Denize dökülmek veya boşalmak.

Drag out : Bir olayı uzatmak. Ağzından laf almak. Uzatmak. Uzun tutmak. Sürüncemede bırakmak. Gereksiz yere uzamak. Zorla söyletmek.

Funnels : Baca. Havalandırma deliği. Baca gibi yapmak. Huni. Boru. Ağızlık. Akıt. Baca (vapurda). Huni biçimi vermek.

Trickles : Akıtmak (az az). Süzülmek. Azar azar gelmek. Damla damla akıtmak. Akmak. Yuvarlanmak (top). Yuvarlanmak (top vb).

Fall : Karanlık bastırmak. Ölmek. Yıkılma. Yağmak. Aşağı sallanmak. Azalma. İnmek. Oturmak (laf). Çökmek.

Drips synonyms : drip mold, drip mould, hoodmold, hoodmould, exude, instilled, drams, drachm, trickle, blobbing, trickling, chiseling, driblet, distills, dribblet, trickled, discharge, instiller, drop away, drop, instill, dribbles, beasts, dribblets, drains, dribbled, dripped, bead, come in suddenly, dropped, corpuscle, distil, drachms.

Drips zıt anlamlı kelimeler, Drips kelime anlamı

Rise : Doğmak. Ayağa kalkmak. Yükselmek. Çıkmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Yükseliş. Görünmek. Terfi etmek. Açılmak. İyileşmek.

Ascend : Ağmak. Çıkmak (tahta). Yukarı çıkmak. Tahta çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak. Tırmanmak. Artmak. Yükselmek. Ziyadeleşmek.

Wet : Nem. Yağmurlu. Kurumamış boya. Islaklık. Islanmak. -e işemek. Rutubet. İsteksiz kimse. İçki. İşemek.