Damlamak nedir, Damlamak ne demek

  • Damla durumunda tane tane düşmek.
  • İçindekini damla damla akıtmak.
  • Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek

"Damlamak" ile ilgili cümle

  • "Herkes yattıktan sonra şu fıstık ağacının altına damla." - P. Safa
  • "Yüzüne bir yerden su damlıyordu." - E. Şafak
  • "Musluk damlıyor."

Yerel Türkçe anlamı:

Dam akmak.

Hapsedilmek.

Akla gelmek, bir şeyi olmadan önce sezmek.

Bir iş yapılırken üstüne gelmek: Bir de baktım ki herif damladı.

Damlamak anlamı, tanımı:

Damlaya damlaya göl olur : "azar azar olagelen şeyler birikerek önemli bir niceliğe ulaşacağı için küçümsenmemelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Damla : Çok az miktar. Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı. Kalbe inen inme, felç. Damlalıkla kullanılan ilaç. Damla biçiminde olan (ziynet).

Ağzından bal damlamak : Çok tatlı konuşmak.

Kaleminden kan damlamak : Yazıları acı ve dokunaklı olmak. etkili yazmak.

Yanağından kan damlamak : Çok sağlıklı olduğu benzinden anlaşılmak.

Yüzünden kan damlamak : Çok sağlıklı olmak, sağlığı yüzünün renginden belli olmak.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

Tane : Bazı bitkilerin tohumu. Çekirdekli küçük meyve. Herhangi bir sayıda olan şey, adet.

Düşmek : Bayağılaşmak. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Fırsat çıkmak. Vurmak, değmek, rastlamak. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. İşbaşından uzaklaşmak. Bulunmak. Belirli zamana rastlamak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Yakışmak, uygun gelmek. Eksilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Aşırı ilgi veya sevgi göstermek. Vakti gelmeden ölü doğmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Düşkünleşmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Kötü yola girmek. Uğramak, kapılmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yağmak. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Alışmak, müptela olmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Yakışık almak. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak.

Akıtmak : Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.

Çağrılma : Çağrılmak işi.

Çekinme : Çekinmek işi.

Çıkagelmek : Beklenmedik bir zamanda gelmek.

Diğer dillerde Damlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Damlamak ne demek? : v. drip, dribble, blow in, happen in, come in suddenly, drop, drop around, drop in, fall off, trickle, weep

Fransızca'da Damlamak : dégoutter, goutter

Almanca'da Damlamak : v. triefen

Rusça'da Damlamak : v. капать, прыскать, накапать, прыснуть