Drib türkçesi Drib nedir

Drib ile ilgili cümleler

English: Ali can't dribble a basketball very well.
Turkish: Ali basket topunu çok iyi süremez.

Drib ingilizcede ne demek, Drib nerede nasıl kullanılır?

Dribble : Damlatmak. Salyası akmak. Yavaşça akmak. Sürmek (topu). Damlamak. Azar azar akmak. Deliğe yuvarlanmak (bilardo). Top sürmek. Çalım. Bir oyuncunun topu ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak devinimlerle aldatıp geçmesi. (toplu ya da topsuz olarak yapılır.).

Dribble down : Süzülmek. Damlalar akmak. Su sızmak.

Dribble the ball : Topu sürmek.

Dribbled : Damlamak. Salyası akmak. Top sürmek. Deliğe yuvarlanmak (bilardo). Azar azar akmak. Damlatmak.

Dribbler : Top süren oyuncu. Damlayan şey.

Dribbling : Bir oyuncunun kısa vuruşlarla topu ayağından çıkarmadan (kaçırmadan) karşı takım kalesine doğru götürmesi. Enjektör iğnesindeki damlama. Top sürme.

Dribs and drabs : Bölük pörçük. Parçacıklar.

Dribblets : Parça. Az miktar. Damla. Nebze. Küçük parça.

Driblets : Damla. Parça. Az miktar. Nebze.

Driblet : Çok az miktar. Az miktar. Parça. Damla. Bir parça. Nebze. Küçük bir miktar.

İngilizce Drib Türkçe anlamı, Drib eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drib ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dew : Çiy. Şebnem. Islatmak. Jale. Tazelik. Çiylenme. Su buğusunun açık ve durgun havalarda, sabaha karşı yoğunlaşarak otlar, yapraklar ya da açıkta kalmış nesneler üzerinde oluşturduğu küçük su damlacıkları. Gençlik.

Drips : Damlalıkla sıvı verme. Damlatmak. Sevimsiz kimse. Sızdırmak. Akıtmak. Damla damla akmak.

Dewing : Jale. Şebnem. Nem. Islatmak. Çiy. Tazelik. Gençlik. Çiylenme.

Fraction : Damıtık madde. Bayağı kesir. Bölüm. Üleşke. Hizip. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Kırılma. Bölme. Kesim.

Droplets : Damlacıklar.

Blow in : İçeri dalmak. Gelivermek. Ansızın gelmek. Haber vermeden gelmek. Düşmek. Aniden gelmek. Selamsız sabahsız damlamak. İçeri doldurmak (rüzgar). Habersiz gelmek.

Bead : Hava kabarcığı. Kolye. Tespih tanesi. Boncukla süslemek. Tespih. Tane. Boncuk dizmek. Arpacık (silah). Boncuk.

Blobbed : Kıvamı koyu iri bir damla. Küçük kütle. Hata yapmak. Su damlası. Küçük yuvarlak. Küçük yuvarlak kütle. Leke. Küçük damla.

Drib synonyms : small indefinite quantity, small indefinite amount, a dab of, come in suddenly, blobbing, smidgen, dribblets, drip, dollops, a wee bit, corpuscle, barest, droplet, raindrop, blobs, distills, a shade, teardrop, dollop, dewed, distill, very small amount, a trifle, few, drachms, gutta, a little, dribbles, drams, dribblet, dripped, barer, dram.

Drib ingilizce tanımı, definition of Drib

Drib kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To do by little and little. A drop. To shoot (a shaft) so as to pierce on the descent.