Bead türkçesi Bead nedir
- Damla.
- Tespih.
- Arpacık (silahta).
- Boncuk.
- Kolye.
- Arpacık (silah).
- Tespih tanesi.
- Çubuk.
- Hava kabarcığı.
- Çıta.
- Tane.
- Boncukla süslemek.
- Boncuk dizmek.
- Ç.tespih.
Bead ile ilgili cümleler
English: Her brow was beaded with perspiration.
Turkish: Kaşı terden dolayı boncuk boncuk olmuştu.
Bead ingilizcede ne demek, Bead nerede nasıl kullanılır?
Bead plane : Silme rendesi.
Bead seat : Damak oturma yeri. Tırnak yuvası.
Bead tree : Maun familyasından bir ağaç türü. Tespihağacı.
Draw a bead on : Göz koymak. Tüm ilgisini birine yöneltmek. Dikkatle nişan almak. Nişan almak. Silahını doğrultmak.
Draw a bead on someone : Birisine silah doğrultmak. Birisine nişan almak. Nişan almak.
Beaded screen : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İncili görüntülük. Üzerlerine düşen ışığı aynı yönde, yani gösterici yönünde büyük ölçüde yansıtma özelliği taşıyan, yansıtıcı yuvarlarla sıvalı görüntülük çeşidi. İncili ekran.
Beaded lizards : Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımının, kertenkeleler (lacertilia) alt takımından, derilerinin üstü boncuk gibi pürtüklü, çok zehirli, amerika'da yaşayan türleri olan bir familya. Boncuklu kertenkelegiller.
Angle bead : Köşe çıtası. Köşelik. Köşe çubuğu. Köşe metali.
Corner bead : Köşe metali. Köşe koruyucu. Köşe silmesi. Köşe çıtası. Köşelik.
Beaded : Ökçeli. Boncuklarla süslü. Boncuklu. Boncuklarla süslenmiş.
İngilizce Bead Türkçe anlamı, Bead eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drib : Damlamak. Damlacık. Azıcık. Çok küçük miktar.
Laths : Lata. Kafes. Tiriz.
Necklace : Gerdanlık. Boğmuk.
Flake : Balık pulu. Tanecik. Yıldız kesimli kereste yüzeyinde rastlanan; damarlara dik açılı, ince, istikrarsız ve kesik kesik hareler. Lapa lapa yağmak. Kavlamak. Acayip tip. Pul. Pul pul ayırmak. Pullarını yolmak.
Ribs : Şemsiye teli. Yaprak ayasındaki damarlar. Pirzola. Fitil (kumaş). Pervaz. Kaburga kemiği. Yaprak damarı. Hanım. Kaburga.
Dram : Az miktar. Herhangi bir şeyin küçük bir miktarı. Dirhem. Dört gram. Bir yudumluk içki. İskoçya'da viski kadehi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yudum. Dram.
Dribblet : Az miktar. Küçük parça. Parça. Nebze.
Grains : Tahıl. Zerre. Hububat. Metali oluşturan minik tanecikler. Ağırlık birimi. Çizgi. Damarlı yüzey. Damar. Granül.
Kernels : Çekirdek. Öz. Çekirdek içi.
Rod : Mil. Çubuk (demirden veya ağaçtan yapılmış). Aks. Asa. Revolver. Cezalandırma. Tabanca (argo terim). Değnek. Sopa. Bir ingiliz uzunluk ölçüsü.
Bead synonyms : welt, collar, grain, bean, jewellery, blob, batons, air hole, lath, beads, lavalieres, lavalliere, rosaries, screeds, crossbar, slats, granule, slat, kernel, chopsticks, blobs, staving, piece, drachm, rosary, dribbles, prayer beads, baton, drams, paternoster, screed, beaning, dribble.
Bead ingilizce tanımı, definition of Bead
Bead kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A prayer. To form beadlike bubbles. To ornament with beads or beading.

Bu kısımda Bead kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bead ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bead anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bead ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.