Laths türkçesi Laths nedir

Laths ingilizcede ne demek, Laths nerede nasıl kullanılır?

Lath and plaster : Bağdadi kaplama. Bağdadi sıva.

As thin as a lath : Dal gibi. Çok ince. Bir deri bir kemik. Çok zayıf. Çöp gibi. Değnek gibi.

Lath : Tel kafes. Levha. Bağdadi çıta. Lata. Çıta. Bağdadi çıtası. Kafes. Delikli levha. Sıva tirizi. Tiriz.

Lathe : Çömlekçi çarkı. Çark. Torna tezgahında işlemek. Torna etmek. Torna tezgahı. Torna.

Lathe bearer : Torna aynası. Torna mandreli.

Lathe tool : Torna aleti. Torna takımı.

Lathe dog : Fırdöndü. Torna mesnedi.

Lathe work : Torna işi.

Lathe chuck : Torna aynası. Torna başlığı.

Lathe operator : Torna tezgahı çalıştıran kimse. Torna tezgahı operatörü. Malzemeler eğirme ve oyma makinesi çalıştıran kimse. Tornacı.

İngilizce Laths Türkçe anlamı, Laths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grill : Izgarasını yapmak. Izgarada pişirmek. Izgara yapmak. İşkence etmek. Odanın kirli havasının emildiği ağız. Kızartmak. Izgara et. Havanın odaya üflendiği ağız. Emme ızgarası.

Robes : Giysi. Kaftan. Uzun elbise. Bornoz. Cüppe. Elbise. Sabahlık. Rop.

Grillage : Izgara. Izgara sistem. Griyaj. Yumuşak zemine yapılan inşaat temeli olarak kurulan kirişler veya çelikten oluşan ağ. Ağ dizge. Temel ızgarası. Yükü daha geniş alan üzerine yaymak ve desteklemek için beton temel içine yerleştirilmiş nervürlü çelik ızgarası. Çapraz çizgiler oluşturan parmaklıklar ağı.

 

Fretwork : Fretleme işi. Kafes işi. Süsleme işi. Kıl testeresi işçiliği. Hasır işi. Fretaj. Fretler. Sapaklar. Oyma işi.

Lattice : Öğecik ya da özdeciklerin düzenli dizilişinden oluşan iki ya da üç boyutlu geometrik yapı. Izgara. Kafesle çevirmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir buzsul içinde özdeciklerin, öğeciklerin, üşerlerin titreşime başladıkları ortalama yerlemlerinin oluşturduğu düzenli ağ. çoktürel tepkileşmlikte bölünebilir ve bölünemez özdeklerin düzenli dizilmesiyle oluşan örnekçe. Kafes ile kaplamak. Bir örütü oluşturan atom, yükün ya da moleküllerin üç boyutlu ve dönemli olarak dizilişi. Çapraz. Pencere kafesi.

Fillet : Şerit takmak. Kemiklerinden ayrılmış balık eti kemiksiz lop etten elde edilen ince dilim. Fileto. Bantlamak. Pervaz. Bant. Kemiksiz et. Şerit.

Molding : Döküm. Kalıp parçası. Korniş. Pervaz. Kalıplama. Kalıp yapma. Silme. Zıh. Kalıpta yapılmış şey. Süsleme.

Listel : (mimarlık) daha geniş yüzeyler arasına yerleştirilen yükseltilmiş düz dar pervaz veya kenar. İnce pervaz.

Welts : Vardela. Kırbaçlamak. Bant koymak. Zıhlamak. Köseleyle kaplamak. Şerit koymak. Şerit yapmak (giysi). Kamçılamak. Vardola.

Coop : Hapishane. Kümes. Kafeslemek. Kooperatif. Tıkmak. Kapamak. Kodes. Kümese sokmak.

Laths synonyms : family centropomidae, lates calcarifer, asian seabass, giant seaperch, giant perch, fish genus, centropomidae, genus lates, white seabass, gratings, mullions, filleting, sticks, slats, screed, grating, cage, mullion, cooped, welt, bar, stave, moulding, slat, framing, moldings, framework, cooping, grid, coops, grillages, screeds, bead.