Robes türkçesi Robes nedir

Robes ile ilgili cümleler

English: Pictures taken by space probes have shown thin rings around Jupiter.
Turkish: Uzay sondaları tarafından çekilen resimler, Jüpiter'in etrafındaki ince halkaları gösterdi.

English: What's the difference between microbes and bacteria?
Turkish: Mikroplar ve bakteriler arasındaki fark nedir?

English: Sentences on Tatoeba are like microbes. There are useful ones, but there are also harmful ones.
Turkish: Tatoeba'daki cümleler mikroplar gibi. Faydalı olanlar var fakat aynı zamanda zararlı olanlar da var.

Robes ingilizcede ne demek, Robes nerede nasıl kullanılır?

Aerobes : Aerop. Aerob. Oksijenli ortamda yaşayan. Oksijenli. Sadece oksijen olduğunda yaşayabilen mikroorganizma. Havacıl.

Anaerobes : Hava veya oksijen ihtiyacı olmayan bakteri. Anaerob.

Bathrobes : Bornoz. Robdöşambr. Sabahlık.

Chifforobes : Gardrop. Dolap.

Disrobes : Soymak. Giysisini çıkarmak. Elbisesini çıkarmak. Soyunmak. Resmi giysisini çıkarmak. Çıkarmak (resmi giysisini).

Unrobes : Soymak. Soyunmak.

Microbes : Mikroplar. Mikrop.

Strobes : Radar ekranındaki işaretleme halkası. Tetikleme vurumu. Stroboskop. Elektronik flaş. Seçici vurum. Hedef stroboskopu.

The gentlemen of the long robe : Hukukçular.

 

Bath robe : Robdöşambr. Duş veya banyodan sonra giyilen uzun giyecek. Bornoz. Sabahlık.

İngilizce Robes Türkçe anlamı, Robes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Robes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gaberdines : Gabardin. Palto. Aba.

Gowned : Kadın geceliği. Cüppe giydirmek. Laboratuvar önlüğü. Elbise giymiş. Elbisesi olan. Uzun etekli kadın elbisesi. Biniş. Önlük.

Caparisoned : Donatmak. Süsleme. Süslemek. Giyecek. Haşe örtmek. Örtü. Haşe. Eyer örtüsü.

Gowning : Laboratuvar önlüğü. Uzun etekli kadın elbisesi. Cüppe giydirmek. Kadın geceliği. Önlük. Biniş.

Tog : Giyinip kuşanmak. Biniş. Avukat cüppesi. Yargıç cüppesi.

Slats : Çıta. Selen sarkıtları. Kaburgalar. Sunta. Ahşap çubuk (pencere kafesini oluşturan). Ses dağılımını denetlemede kullanılan yukarıdan aşağıya sarkıtılmış nesne. Çarpmak. Kıç. Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi.

Attiring : Kılık. Kıyafet. Süs. Giydirmek. Giyinmek. Giyinip kuşanmak. Kisve. Donatmak. Giyim.

Bathrobe : Robdöşambr.

Neglige : Ev elbisesi.

Coped : Örtmek. Papaz cüppesi. Çare bulmak. Kaplamak. Başarmak. Uğraşmak. Üstesinden gelmek. Üstünü kapamak. Başa çıkmak.

Robes synonyms : lounging robe, enclothe, robe de chambre, clothe, attirement, caparisoning, kaftans, costume, kaftan, slat, morning coat, bathrobes, fit out, bib and tucker, negligees, caftans, abaya, apparel, gowns, bath robe, costumes, appareling, clothes, lath, habilitate, bathing gown, morning gown, raiment, the robe, dress, gaberdine, negligee, gown.

Robes zıt anlamlı kelimeler, Robes kelime anlamı

Undress : Soyunmak. Gündelik elbise. Soymak. Giysilerini çıkarmak. Elbiselerini çıkarmak. Dökülüp saçılmak. Sargısını açmak. Üniforma. Ev elbisesi.

Unclothed : Elbiselerini çıkarmak. Açığa çıkarmak. Açmak. Çıplak. Soymak.