Neglige türkçesi Neglige nedir
- Sabahlık.
- Ev elbisesi.
Neglige ile ilgili cümleler
English: I was negligent.
Turkish: İhmalkârdım.
English: I'm displeased at your negligence.
Turkish: Ben senin ihmalinden hoşnut değilim.
English: I'm displeased with your negligence.
Turkish: İhmalkarlığından memnun değilim.
English: Ali is negligent.
Turkish: Ali ihmalkar.
English: Ali was negligent.
Turkish: Ali ihmalkardı.
Neglige ingilizcede ne demek, Neglige nerede nasıl kullanılır?
Negligee : Sabahlık (uzun ve süslü). Ev elbisesi. Sabahlık. Gecelik. Ev kıyafeti. Sabahlık elbise.
Negligees : Ev elbisesi. Sabahlık (uzun ve süslü). Gecelik. Sabahlık.
Negligence : Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Baştan savmacılık. Savsaklama. Özensizlik. İhlal. Bir iş üzerinde gereken ilgiyi göstermeme, işi benimsememe, üzerinde durmama. bir hakkın izlenimini savsaklama. İhmal. Umursamazlık. Savsama. İhmalkarlık.
Negligent : İhmalkar. Lakayt. Umursamaz. Lakayıt. Savsak. İhmalci. Baştan savmacı. Dikkatsiz. Kayıtsız.
Negligent driving : İhmalkarca araba sürme. Korkusuzca araba sürme (motorlu araç hakkında). Dikkatsizce araba kullanma.
Negligent misrepresentation : İhmal yüzünden yanlış izahta bulunma. İhmal yüzünden yanlış açıklamada bulunma. Dikkatsizce yanlış tanıma. Umursamaz davranış nedeniyle bir şeyi yanlış bir şekilde tanıtma.
Wanton negligence : Kusurlu ihmal. Ağır ihmal.
Negligently : Umursamazca. Erteleyerek. Lakayıtça. İhmalkar bir biçimde. İhmalkar bir şekilde. Baştan savma bir şekilde. Sorumsuzca. Baştan savma. Önemsemeyerek. Dikkatsizce.
Culpable negligence : Cezai ihmal. Ağır ihmal. İhmal sonucu başkasının zarar görmesine neden olan suç.
Criminal negligence : Suç sayılan nitelikte olan dikkatsizlik veya ihmal. Cezai ihmal. İhmal sonucu başkasının zarar görmesine neden olan suç. Ağır ihmal. Yolsuzluk.
İngilizce Neglige Türkçe anlamı, Neglige eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neglige ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bath robe : Duş veya banyodan sonra giyilen uzun giyecek. Bornoz. Robdöşambr.
Dressing gown : Bornoz. Robdöşambr. Ropdöşambr.
Wrapper : Sarıcı. Şömiz. Şal. Balya veya paket yapıcı. Puronun dış yaprağı. Ceket (kitap için). Eşarp. Paket kağıdı. Postayla gönderilen gazete-kitap-dergi.
Undresses : Dökülüp saçılmak. Soymak. Gündelik elbise. Sargısını açmak. Giysilerini çıkarmak. Üniforma. Elbiselerini çıkarmak. Soyunmak.
Camisole : Kaşkorse. Kadın iç gömleği. Kadın ceketi. Kadın geceliği. Kısa sabahlık. Kamisol.
Bathrobes : Bornoz. Robdöşambr.
Gowns : Uzun etekli kadın elbisesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kadın geceliği. Laboratuvar önlüğü. Biniş. Elbise. Önlük. Cüppe giydirmek. Giysi. Bir filmde, izlencede kullanılan giyeceklerin tümü.
Morning gown : Sabahlık elbise.
Peignoir : Robdöşambr (kadın).
Gowned : Elbisesi olan. Rop. Cüppe giydirmek. Biniş. Kadın geceliği. Cüppe. Önlük. Laboratuvar önlüğü. Uzun etekli kadın elbisesi.
Neglige synonyms : woman's clothing, brunch coat, negligee, morning coat, undress, deshabille, housecoats, bathrobe, gowning, negligees, housecoat, gown.

Bu kısımda Neglige kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neglige ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neglige anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neglige ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.