Ribs türkçesi Ribs nedir
- Kaburga kemiği.
- Nervür (kumaş).
- Pirzola.
- Çubuk.
- Zevce.
- Pervaz.
- Fitil (kumaş).
- Yaprak ayasındaki damarlar.
- Şemsiye teli.
- Yaprak damarı.
- Hanım.
- Kiriş.
- Kaburga.
- Nervür.
Ribs ile ilgili cümleler
English: It looks like Ali has broken a couple of ribs.
Turkish: Ali birkaç kaburga kırmış gibi görünüyor.
English: Ali fell off the roof and broke three ribs.
Turkish: Ali çatıdan düştü ve üç kaburgasını kırdı.
English: Ali ate some barbecued ribs.
Turkish: Ali biraz mangalda kaburga yedi.
English: Ali doesn't like greasy food such as spareribs.
Turkish: Ali kaburga gibi yağlı gıdaları sevmez.
English: He elbowed me in the ribs.
Turkish: O, kaburgalarıma dirsek vurdu.
Ribs ingilizcede ne demek, Ribs nerede nasıl kullanılır?
Diagonal ribs : Haçtonoz kaburgası.
Corncribs : Mısır depolama ambarı. Mısır kurutma veya depolama ambarı. Kabukları çıkarılmamış mısır depolama yapısı.
Cribs : Ağaç sandık engeller. Ahır. Kopya. Bebek yatağı. Kulübe. Beşik. Ev. Aşırma. Yemlik. Çocuk yatağı.
Dribs : Çok az miktarlarda. Dribs and drabs (bölük pörçük) deyiminin bir parçası (küçük parçalar, küçük miktarlar).
Dribs and drabs : Bölük pörçük. Parçacıklar.
Rib eye are : Göz kası alanı. Bel gözü kası alanı. Musculus longisimus thoracis kasının 12 ve 1 kaburgalar arasındaki yüzey alanı, bel gözü kası alanı, mld alanı.
In dribs and drabs : Ufak ufak. Gıdım gıdım. Parçacıklar halinde. Azar azar.
Midribs : Yaprağın orta damarı. Yaprak orta damarı. Petek bölümü.
Rib of a ship : Iskarmoz. İskarmoz. Kemikli balıklardan, iskarmoz balıkları (sphyraenidae) familyasından, 1 m kadar uzunlukta olabilen, atlantik okyanusu ve akdenizde yaşayan bir tür, barrakuda. gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların dalı. kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk, iskarmoz.
Rib cage : Göğüs kafesi. Gögüs kafesi. Kaburga.
İngilizce Ribs Türkçe anlamı, Ribs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ribs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cincture : Dolamak. Çevrelemek. Kuşak dolamak. Kuşak. Kuşatmak. Kemer. Sarmak.
Beam : Işık demeti. Gözlerinin içi gülmek. Yatay ağaç. Sinyal vermek. Gözleri parlamak. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yere düşey iki dikme arasında, yüksekliği ayarlanabilen dar dayanak yüzeyli tahtadan yapılmış denge ve asılma aracı. Parlamak (yüzü). İşık ışınlarının oluşturduğu demet. Neşretmek.
Windpipe : Nefes borusu. Gırtlak. Trake. Soluk borusu.
Ribcage : Göğüs kafesi.
Bowstrings : İple boğarak öldürmek. Çile. İple boğmak. Yay kirişi.
Rod : Ceza. Revolver. Çubuk (demirden veya ağaçtan yapılmış). Filiz. Mil. Bir ingiliz uzunluk ölçüsü. Şaft. Kamçılamak için kullanılan ince çubuk demeti veya sopası. Sırık.
Nervure : Böcek kanadının siniri.
Cinctures : Çevrelemek. Kuşak. Dolamak. Sarmak. Kemer. Kuşatmak.
Helpmate : Eş. Arkadaş. Yardımcı. Can yoldaşı. Ortak.
Ribs synonyms : costal cartilage, true rib, rib roast, chopsteak, dressings, lamb chops, cornice, cutlet, cornices, catling, chumped, umbrella, catguts, support, cincturing, os, chords, member, crossbeams, jamb, costal, costa, chump, fringe, screw thread, goodwives, craniate, dona, helpmates, wifes, chibouk, keels, molding.

Bu kısımda Ribs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ribs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ribs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ribs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.