Akıtmak nedir, Akıtmak ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Meylettirmek, çekmek, çevirmek: Kızın gönlünü akıtmak lâzım.
Düşürmek, yitirmek: Paraları yolda akıtmış.
Hayvanları sulamak
Gönül vermek, ilgisi yönelmek.
Sulamak: Koyunları akıt da gel.
İşemek.
İşemek.
Düşürmek: Kalemi cebimden akıtmışım.
Hayvan sulamak.
Diğer sözlük anlamları:
Celbetmek, akın akın çekmek.
Akıtmak anlamı, tanımı:
Akıtma : Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke. Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü.
Gönül akıtmak : âşık olmak, sevmek.
Kan akıtmak : Kurban kesmek.
Kanını içine akıtmak : Sıkıntısını belli etmemek.
Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak.
Açmak : Engeli kaldırmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Yapmak, düzenlemek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Alanını genişletmek. Beğenmek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Savaşla almak, fethetmek. Alışverişi başlatmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Ayırmak, tahsis etmek. Geçit sağlamak. Yarmak. Yakışmak, güzel göstermek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Ferahlık vermek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Görünür duruma getirmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Birbirinden uzaklaştırmak.
Dökmek : Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Belli bir yere boşaltmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Yakmak, tutuşturmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir şeyi yok etmek için atmak. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Çok söylemek. Salmak, bırakmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Saçmak, serpmek. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Akıtmak, düşürmek.
Diğer dillerde Akıtmak anlamı nedir?
İngilizce'de Akıtmak ne demek? : v. pour, drain, disembogue, drain away, drain off, drip, funnel, spill, stream; trickle, flow by dripping
Fransızca'da Akıtmak : verser, dégorger, déverser, faire couler, fuir
Almanca'da Akıtmak : v. ablassen, speien, vergießen, verspritzen
Rusça'da Akıtmak : v. лить, наливать, проливать, вливать, насып`ать, транжирить, налить, пролить, влить, нас`ыпать, растранжирить


Bu kısımda Akıtmak nedir? Akıtmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Akıtmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Akıtmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.