Bu sayfada Pour ne demek nedir pour hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi pour resimleri yazıları türkçesi ne demek pour ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller pour hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Pour nedir English: Ali began to pour wine into the glasses. Turkish: Ali bardaklara şarap dökmeye başladı. English: Don't pour hot water into the glass or it will crack. Turkish: Camın içine sıcak su dökmeyin yoksa cam çat...
Pour money down the drain nedir : Boşaltmak (sıvı vb dökmek). Dökmek. Akmak. Yığılmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Koymak (çay vb). Dökülmek (kalıba). Akıtmak. Boşaltmak. Yağmak. Money : Para kırmak. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, de...
Pour oil on troubled waters nedir : Yağdırmak. Yağmak. Boşaltmak (sıvı vb dökmek). Üşüşmek. Dökülmek. Boşaltmak. Akmak. Dökmek. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Şakır şakır yağmak. Oil : Sıvıyağ. Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıv...
Pourable nedir cold water on : Umudunu söndürmeye çalışmak. (olumsuz bir şekilde eleştirerek) hevesini kırmak. Pişmiş aşa soğuk su katmak. Tenkit etmek. Pişmiş aşa su katmak. Hevesini kırmaya çalışmak. Pour concrete : Beton dökmek. money...
Pourboires nedir : Bahşiş. Tip. Sözcükler, direkt olarak Pourboires ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler. [#Gift : Doğuştan yetenek. Bağış. Allah vergisi. Yetenek. Hibe etmek. Hibe. [...
Pourer nedir : İçki şişelerinin başına geçirilen dökücüler. Dökücü. Poured : Dökmek. Dökme. Akmak. Dökülmek (kalıba). Akıtmak. Yağmak. Yağdırmak. Yığılmak. Üşüşmek. Boşaltmak. [#Be poured : Dökülmek. He poured cold water on him : Heves...
Pouring nedir English: Ali waited outside in the pouring rain for over an hour. Turkish: Ali bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda bir saatten daha fazla bir süre dışarıda bekledi. English: I am pouring a cup of tea. Turkish:...
Pourparler nedir [#Pourparty] : Miras hissesi. Miras payı. Pourparler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A consultation preliminary to a treaty. Ön görüşme. Ön müzakere....
Pourpresture nedir Sözcükler, direkt olarak Pourpresture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler. : İzinsiz girme. Zorla içeri girme. [#Tecavüz. Davetsiz gelme. İntrüzyon. Zorla girme. Fuz...
Pour cold water on nedir : Dökülmek. Dökmek. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Üşüşmek. Yağmak. Koymak (çay vb). Boşaltmak (sıvı vb dökmek). Şakır şakır yağmak. Yığılmak. Boşaltmak. Cold : Duygusuz. Soğuk. Kaçınılmaz. Baygın. Nezle. Frijit. Sıkıcı. ...
Pour concrete nedir : Dökmek. Yığılmak. Akıtmak. Koymak (çay vb). Boşaltmak (sıvı vb dökmek). Akmak. Üşüşmek. Dökülmek (kalıba). Yağdırmak. Dökülmek. Concrete : Beton betonlamak. Maddesel. Duyu organlarıyla algılanabilir ya da doğrudan görgül...
Pour oil on troubled water nedir : Boşaltmak (sıvı vb dökmek). Boşaltmak. Yağdırmak. Akıtmak. Dökülmek. Üşüşmek. Akmak. Dökülmek (kalıba). Yığılmak. Dökmek. Oil : Yağcılık yapmak. Küspe. Bağıl devinimli parçalar arasına konarak kaymayı kolaylaştıran, sürt...
Pour out nedir : Dökmek. Akıtmak. Yığılmak. Üşüşmek. [#Boşaltmak. Yağdırmak. Koymak (çay vb). Akmak. Yağmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Out : Kovmak. Çıkarmak. Dışarı. Yanmak. Çıkış. Meydana çıkmak. Dışarı atmak. Nakavt etmek. Kendi...
Pourboire nedir : Bahşiş. Tip. Sözcükler, direkt olarak Pourboire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler. [#Perquisite : Ek ödeme. Maaştan hariç kazanılan para. Ekstra gelir. İkramiye....
Poured nedir English: Ali loosened his tie and poured himself a drink. Turkish: Ali kravatını gevşetti ve kendine bir içki doldurdu. English: Ali calmly poured himself a drink. Turkish: Ali sakin bir şekilde kendisine bir içk...
Pourers nedir : Dökücü. İçki şişelerinin başına geçirilen dökücüler. Poured : Boşaltmak. Akıtmak. Yağdırmak. Dökmek. Dökülmek (kalıba). Dökme. Üşüşmek. Yığılmak. Yağmak. Akmak. [#Be poured : Dökülmek. He poured cold water on him : Heves...
Pouring funnel nedir : Dökümcülük. Boşaltma (sıvı vb dökmek). Döküm. Dökme. Akıtma. Şakır şakır. Boşaltma. Sel gibi. Funnel : Ağızlık. Işığın dağılımını sınırlayan takı. ışıldağın öndeki tırnaklarına takılır. bunların çeşitli çapta olanları va...
Pourparty nedir : Ön müzakere. Ön görüşme. Pourpresture : Fuzuli işgal. Başkasının arazisine tecavüz etme. Sözcükler, direkt olarak Pourparty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler. [#...
Pours nedir English: Ali pours himself a glass of orange juice. Turkish: Ali kendine bir bardak portakal suyu koyuyor. English: It never rains, but it pours. Turkish: Dertler gelirse hep üst üste gelir. English: It never rai...