Pours türkçesi Pours nedir
Pours ile ilgili cümleler
English: Ali pours himself a glass of orange juice.
Turkish: Ali kendine bir bardak portakal suyu koyuyor.
English: It never rains, but it pours.
Turkish: Dertler gelirse hep üst üste gelir.
English: It never rains but it pours.
Turkish: O, yanmasada gürler.
Pours ingilizcede ne demek, Pours nerede nasıl kullanılır?
It never rains but it pours : (sorun veya güzel şeyler) verdikçe veriyor. Dertler gelirse hep üst üste gelir. Allah verince yağdırır. Istıraplar artarda gelir. Felaketler hep üstüste gelir. Dertler üst üste gelir. Aksilikler hep üst üste gelir.
When it rains it pours : Bir gelince hep beraber gelir. Problemlerin hepsi bir anda gelir. Bir yağdı mı sağanak yağar. Sorunların hepsi birlikte gelir. Bir dert bin dert getirir.
Downpours : Şiddetli yağmur. Sağanak. Sağanak yağış.
Inpours : İçine veya içerisine akıtmak.
Vapours : Karasevda. Melankoli. Buharlar.
Pour out : Akmak. Taşmak. Dökmek. Yağdırmak. Dökülmek. Küfür yağdırmak. İçini dökmek. Rahatça anlatmak.
Pour cold water on : Hevesini kırmaya çalışmak. Tenkit etmek. Umudunu söndürmeye çalışmak. Pişmiş aşa su katmak. (olumsuz bir şekilde eleştirerek) hevesini kırmak. Pişmiş aşa soğuk su katmak.
Pour oil on troubled water : Heyecanı yatıştırmak.
Pour concrete : Beton dökmek.
Pour oil on troubled waters : Sükuneti sağlamak. Ortalığı yatıştırmak. Ortalığı yatıştırmaya çalışmak. Tartışmayı yatıştırmak. Kavga edenleri sakinleştirmek. Heyecanı yatıştırmak. Fırtınayı dindirmek.
İngilizce Pours Türkçe anlamı, Pours eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pours ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Debarks : İndirmek. Karaya ayak basmak. Karaya çıkmak. İnmek. Karaya çıkarmak. Gemiden inip karaya çıkmak.
Cleared : Aydınlatmak. Geçmek. Seyretmek (gemi). Açıklamak. Bilgi vermek. İlişkisiz. Kurtarmak. Aklamak. Limana giriş veya çıkış izni almak. Gidermek.
Drain off : Boşalmak.
Draw up : Kaleme almak. Yazmak. Dizmek. Dikleştirmek. Sıvamak. Tanzim etmek. Durdurmak. Yetişmek. Düzenlemek.
Swarm : Den geçilmemek. Kovanı terketmek. Doluşmak. Sarılarak tırmanmak. Dolup taşmak. Tırmanmak (tutunarak). Karıncalanmak. Oğul vermek. Akın halinde gitmek.
Move : Kımıldamak. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Hareket etmek. Oynatmak. Hamle. Kımıldatmak. Teklif etmek. Devinmek. İlerlemek. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi.
Heap up : Yığmak. Kümelenmek. Kümelemek. Toplamak.
Effusing : Dışarı akıtmak. Dışarı akan. Açılmak. Sızmak. Sızdırmak. Dışarı taşan. Dışarı taşma. Dışarı akma. Yayılmak.
Feed : Geçindirmek. Besleme. Bakmak. Yemek yemek. Beslenmek. Otlamak. Yiyecek. Ot. Gereksinimlerini sağlamak. Otlatmak.
Clear out : Tahliye etmek. Tertemiz etmek. Hepsini satmak. Tüymek. Defolmak. Boşaltıp temizlemek. Çekip gitmek. Satıp bitirmek. Sıvışmak.
Pours synonyms : spill out, pour forth, displace, clean out, hail down, discharges, effused, close out, coursed, flocked, diffusing, funnel, clears, flood, exudes, pile on, emanate, flocks, stream, press on, pullulate, pour out, fall, agglomerates, agglomerate, cleans, cleaned, drains, dripped, discharge, spill, diffuses, conglomerating.
Pours zıt anlamlı kelimeler, Pours kelime anlamı
Time off : Mesai dışı saatler. Çalışılmayan saatler.
Early : Eski. İlk. Erkenden. Erken. -in başlarında. İlk zamanlarında. Önceki.
Middle : Vasat. Orta kısım. Vasati. Orta yer. Ortadaki. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Bel. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ortanca. Ara.

Bu kısımda Pours kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pours ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pours anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pours ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.