Cleared türkçesi Cleared nedir
- Aklamak.
- Geçmek.
- Berraklaşmak.
- Gidermek.
- Limana giren ya da limandan ayrılan sevkiyat ya da gemi.
- Kazanmak.
- Boşaltmak.
- Aydınlatmak.
- Limana giriş veya çıkış izni almak.
- Dağılmak.
- İlişkisiz.
- Sıyırıp geçmek.
- Kapatmak.
- Açıklamak.
- Ödemek.
- Seyretmek (gemi).
- Aşmak.
- Temize çıkarmak.
- Temizlemek.
- Tahliye etmek.
- Kaldırmak.
- Gümrükten çekmek.
- Bilgi vermek.
- Kurtarmak.
- Ormanda alan açmak.
- Elde etmek.
- Açmak.
Cleared ile ilgili cümleler
English: Ali cleared his throat nervously.
Turkish: Ali gergin biçimde gırtlağını temizledi.
English: Ali cleared his throat and began to speak.
Turkish: Ali boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.
English: A cup of coffee cleared my head.
Turkish: Bir fincan kahve kafamı aydınlattı.
English: After supper, she cleared the table.
Turkish: Yemekten sonra, masayı temizledi.
English: A cup of coffee cleared up my headache.
Turkish: Bir fincan kahve, baş ağrımı ortadan kaldırdı.
Cleared ingilizcede ne demek, Cleared nerede nasıl kullanılır?
Cleared his conscience : Suçluluk duygularını ortadan kaldırmak için davranmış. Vicdanını temizlemiş.
Cleared his throat : Boğazını temizlemiş. Boğazındaki balgamı gidermek için küçük bir öksürme yapmış.
Cleared the table : Görevleri tamamlamış. Masadan kirli tabakları kaldırmış. Konuları bitirmiş.
Automatically cleared failure : Otomatik temizlenen arıza. Otomatik giderilen arıza.
The sky cleared up : Gökyüzü mavi ve açık bir hal aldı. Tüm problemler ortadan kalktı. Hava açıldı.
Clearence for home use : Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması. Yurda sokma.
Clearer hoor man : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sanat yönetmeninin emrinde çalışan, gerekli döşemeyi sağlayan, koruyan, onaran kimse. Döşemeci.
Bar clearence : Yüksek atlamalarda, belli bir yüksekliğe konmuş olan çıtayı düşürmeden aşarak, vücudu tümüyle sıçrayış yönünden öbür yöne aktarma. Çıtayı geçiş.
Clearetext : Şifresiz metin.
Clearer : Parlatan şey. Temizleyen şey. Arındıran şey. Bir mikroskop kullanırken bir numuneden gereksiz şeyleri kaldıran temizleme ajanı (tıp veya medikal terimi). Daha net.
İngilizce Cleared Türkçe anlamı, Cleared eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cleared ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bloom : Külçe haline getirmek (demir). Dinç olmak. Serpilmek. İç içe eklenmek. Alg çiçeklenmesi. Yüze renk gelmek. Çiçek açmak. Güzelleşmek.
Bares : Gözle görülür hale getirmek. Çıplak. Soymak. Açık. Açığa vurmak. Açılmak. Çıkarmak.
Guiltless : Tecrübesiz. Acemi. Siz. Masum. El değmemiş. Suçsuz.
Clarifying : Temizlenmek. Aydınlatma. Süzmek. Durultma. Berraklaştırma. Berraklaştırmak. Aydınlığa kavuşturmak. Arıtmak.
Counteracts : Etkisiz hale getirmek. Etkisini yok etmek. Karşılık vermek. Karşı koymak. Mukabele etmek. Karşı savaşmak. Etkisizleştirmek. Önlemek. Etkisini gidermek.
Apprises : Haberdar etmek. Bildirmek. Söylemek. Haber vermek.
Bail : Kefalet ücreti. Kefaletle serbest bırakmak. Kefaletle serbest bıraktırmak. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Suyunu boşaltmak (kayık). Kefalet. Emanet etmek. Maşrapa vb. Kefalet vergini.
Discharges : Ateşlemek. Boşalmak. Terhis etmek. İşten kovmak. İşten çıkarmak. Deşarj etmek. Atmak. Muaf tutmak. Serbest bırakmak. İltihap çıkmak.
Apprizes : (eski kullanım) tahmin etmek. Değer vermek. Haberdar etmek. Değerini yükseltmek. Bildirmek. Değer biçmek. Söylemek. Haber vermek. Fiyat saptamak.
Best : Yenmek. Hakkından gelmek. En iyi. Alt etmek. En çok. Birinci sınıf. Baskın çıkmak. En iyisi. En.
Cleared synonyms : unwooded, better, arouse, abrogate, exculpating, blot out, come apart, acquaints, empties, cleaned, abolishes, decants, clearing up, apprize, acquits, bared, blindest, clarified, clear cut, brightens, shave, buy up, decay, blow over, skim, bare, bestridden, encroaches, abrogates, dispossesses, clear, defeats, grazed.
Cleared zıt anlamlı kelimeler, Cleared kelime anlamı
Wooded : Ağaçlandırılmış. Ağaçlarla kaplı. Ağaçlıklı. Ağaçlık. Ormanlık. Ağaçlı.
Guilty : Günahkar. Kabahatli. Mücrim. Suçlu. Haksız. Suçlu hisseden.
Cleared antonyms : uncleared.

Bu kısımda Cleared kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cleared ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cleared anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cleared ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.