Bloom türkçesi Bloom nedir
- İç içe eklenmek.
- Güzelleşmek.
- Gelişmek.
- Mikroskobik alglerin aşırı çoğalması ve tabiatta gözle görülen koloniler oluşturması.
- Açmak.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Yüze renk gelmek.
- Çiçek açmak.
- (ürün) zenginleşmek.
- Çiçeklenmek.
- Külçe haline getirmek (demir).
- Yüzüne renk gelmek.
- Serpilmek.
- Alg çiçeklenmesi.
- Dinç olmak.
Bloom ile ilgili cümleler
English: Different flowers bloom in each season.
Turkish: Her mevsimde farklı çiçekler çiçek açar.
English: Some flowers bloom in spring and others in autumn.
Turkish: Bazı çiçekler ilkbaharda ve diğerleri sonbaharda açarlar.
English: Cherry trees are now in bloom in Washington.
Turkish: Washington'da şimdi kiraz ağaçları çiçek açtı.
English: Many beautiful flowers bloom in spring.
Turkish: Birçok güzel çiçekler İlkbaharda çiçek açar.
English: Many plants bloom in the spring.
Turkish: Birçok bitki ilkbaharda çiçek açar.
Bloom ingilizcede ne demek, Bloom nerede nasıl kullanılır?
Bloom heating furnace : Kabakütük tav fırını.
Algal bloom : Alg çoğalması. Yosun patlaması. Alg çiçeklenmesi. Bitki besin maddelerince zenginleşen su kaynaklarının yüzey kısmında alglerin aşırı bir biçimde çoğalması, alg çiçeklenmesi, algal blum. Algal blum. Alg patlaması.
Cobalt bloom : Kobalt kütüğü. Kobalt çiçeği.
In bloom : Çiçek açmış. Çiçekte.
Nickel bloom : Sulu oksitlenmiş nikel minarelleri. Nikel filizi.
Bloomed lens : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yansımaönlerli mercek. Yansıma önleyici kat çekilmiş mercek. Kaplanmış objektif. Yansıma önleyici katlı mercek.
Bloomers : Büzgülü kısa pantolon. Jimnastik pantolonu. Büzgülü kısa pantolon (kadın).
Bloomery : Madeni demire eritmek için kullanılan yüzey ve ocak. (metal işleme) demirci ocağı. Hadde. Haddehane. Demirci ocağı.
Bloomed : Güzelleşmek. Külçe haline getirmek (demir). Çiçek açmak. Çiçeklenmek. Dinç olmak. Serpilmek.
Bloomiest : Çiçekli. Buğulu.
İngilizce Bloom Türkçe anlamı, Bloom eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bloom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
Refine : İnce eleyip sık dokumak. Rafine etmek. Tasfiye etmek. İncelmek. Düzelmek. Kılı kırk yarmak. Saflaştırmak. İnceltmek. Düzeltmek.
Acacia : Mimoza. Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Ameliorated : İyileştirmek. Islah etmek. Abat eylemek. Geliştirmek. Ondurmak. İyileşmek. Düzelmek. Düzeltmek.
Brew : Olmak. Hazırlanmak. Gizli hazırlık yapmak. Bira yapmak. Demlenmek. Demlemek. Demlendirmek. Hazır olmak. Mayalandırarak yapılan içki.
Blow : Darbe. Sigorta atmak (elektrik). Küfretmek. Yelpazelemek. Düşmek. Atmak (sigorta). Uçurmak. Harcamak. Patlamak.
Efflorescing : Tozlaşmak. Kristal biçimini alma. Billurlaşma. Gelişip olgunlaşmak. Çiçek açma.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Bloom synonyms : biological process, organic process, bloomed, bared, disperses, develop, effloresce, broached, glow, bust out, broach, ameliorating, bare, ameliorate, cave in, aardvarks, dispersing, broaching, blooming, be sprinkled, blossom, bares, booms, branch out, boom, boomed, ameliorates, come into flower, broaches, cave, algal bloom, blooms, abramis zone.
Bloom zıt anlamlı kelimeler, Bloom kelime anlamı
Ill health : Hastalık. Sağlığın kötü olması. Bozuk sağlık durumu. Sağlıksızlık.
Bloom ingilizce tanımı, definition of Bloom
Bloom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To flower or be in flower. To blossom. A blossom. To cause to blossom. An expanded bud. Flowers, collectively. To make flourish. To produce or yield blossoms. The flower of a plant. A mass of wrought iron from the Catalan forge or from the puddling furnace, deprived of its dross, and shaped usually in the form of an oblong block by shingling.

Bu kısımda Bloom kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bloom ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bloom anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bloom ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.