Gelişmek nedir, Gelişmek ne demek

Gelişmek; bir biyoloji terimidir.

"Gelişmek" ile ilgili cümleler

  • "Çalı süpürgeleri bir türlü ağaç hâline gelemeden ama ağacı taklit edercesine gelişir." - S. F. Abasıyanık

Yerel Türkçe anlamı:

Uymak, denk gelmek.

Kendi sazından başka saz çalamamak, eli yatmamak.

Şişmanlamak.

İşi yoluna girmek, zengin olmak.

Uğurlu gelmek.

Gelişmek kısaca anlamı, tanımı:

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Geliş : Gelme işi.

Büyü : Karşı durulamaz güçlü etki. Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı.

Atmak : Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Değerini eksiltmek. Koymak. Terk etmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Yırtılmak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Söylemek. Rastgele bir kenara koymak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Bilmeden, kestirerek söylemek. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Sille, tokat vurmak. Geri bırakmak, ertelemek. Yalan veya abartmalı söz söylemek. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Götürmek. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Çatlamak. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. İçki içmek. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. Göndermek, yollamak. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Uzatmak. Örtmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak.

 

Yetişmek : Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak. Değmek, uzanıp dokunabilmek. Ortaya çıkmak. Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek. Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak. Üremek, büyümek, olmak. Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak. Yardım etmek, yardımına koşmak. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak. Vakit bulmak, yapabilmek.

Neşvünema : Gelişme, yetişme.

Bulmak : Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Cezaya uğramak. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Bir şeyi elde etmek. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak.

 

İlerlemek : Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek, terfi etmek, terakki etmek. Vakit geçmek. Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek. Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak.

Olgunlaşmak : İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak. Meyve olgun duruma gelmek. Yazı, düşünce olgun duruma gelmek.

Genişlemek : Bollaşmak. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak. Geniş duruma gelmek, büyümek. Yaygın duruma gelmek.

İnkişaf : Meydana çıkma, aşikâr olma. Açınım. Gelişme, gelişim.

Etmek : Eşit değer kazanmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Bulmak, erişmek. Bir işi yapmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Kötülükte bulunmak. Herhangi bir değerde olmak. Demek, söylemek.

Şişmanlamak : Şişman duruma gelmek.

Gelişmekte olan küçük ada ülkeleri : Sınırlı kaynakları, uzaklıkları, doğal felaketlere açık olmaları, dış şoklar karşısındaki kırılganlıkları ve dış ticarete aşırı bağımlılıklarıyla bilinen az nüfuslu ada ülkeleri.

Gelişmek ile ilgili Cümleler

  • Japonya gelişmekte olan ülkelere 2 milyar yenlik bir yardım paketini taahhüt etti.
  • Çin gelişmekte olan bir pazar.
  • Aç insanların % 98'i gelişmekte olan ülkelerde yaşar.
  • Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar hakkında ne düşünüyorsun?
  • Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.

Diğer dillerde Gelişmek anlamı nedir?

İngilizce'de Gelişmek ne demek? : v. develop, improve, grow, progress, advance, flourish, ameliorate, blossom, blossom out, boom, branch out, evolve, expand, flower, go ahead!, grow up, make headway, refine, shape, shape up, thrive

Fransızca'da Gelişmek : se développer, grandir, prospérer, croître, pousser, s'épanouir, s'étendre

Almanca'da Gelişmek : v. aufblühen, aufschießen, blühen, erblühen, florieren, fortschreiten, gedeihen, keimen, prosperieren, verlaufen, vorankommen, vorwärts gehen

Rusça'da Gelişmek : v. расти, развиваться, прогрессировать, развиться