Olgunlaşmak nedir, Olgunlaşmak ne demek

  • Meyve olgun duruma gelmek.
  • İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak.
  • Yazı, düşünce olgun duruma gelmek

"Olgunlaşmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "O zamanlar hepsi de daha gençti, bugün yaşlandılar, elbette daha olgunlaştılar." - N. Ataç

Osmanlıca Olgunlaşmak ne demek? Olgunlaşmak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kemâle ermek

Olgunlaşmak anlamı, kısaca tanımı:

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil.

Olgu : Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.

Meyve : Ürün, sonuç, kâr. Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Gelme : Gelmiş olan. Gelmek işi. Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

 

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. İlke, yönetici sav. Niyet, tasarı. Tasa, kaygı, sıkıntı.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Bilgi : Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Bilim. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.

Görgü : Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim. Görmüş olma durumu. Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları, terbiye.

Gelmek : Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Katılmak, eklenmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Ulaşmak, varmak. Belli bir süre dolmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Başlamak, ortaya çıkmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. Türemek. Sonuç çıkmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Görünmek, sanılmak. Belli bir zamana ulaşmak. Getirmek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Olmak, -e uğramak. Uygun düşmek. Dayanmak, tahammül etmek. Akmak. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Uymak. Oturmaya, ziyarete gitmek. Ortaya çıkmak, doğmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Biriyle birlikte gitmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Herhangi bir sırada bulunmak. İsabet etmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Mal olmak.

 

Yazı : Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi. Düz yer, ova, kır. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale. Alfabe. Harfleri yazma biçimi. Yazgı. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü.

Diğer dillerde Olgunlaşmak anlamı nedir?

İngilizce'de Olgunlaşmak ne demek? : v. mature, ripen, flower, head, maturate, mellow, season, set

Fransızca'da Olgunlaşmak : mûrir, se développer, se perfectionner

Almanca'da Olgunlaşmak : v. heranreifen, reifen

adj. reif werden

Rusça'da Olgunlaşmak : v. вызревать, дозревать, созревать, зреть, мужать, вынашивать, наливаться, доходить, вызреть, дозреть, возмужать, в`ыносить, налиться