Matures türkçesi Matures nedir

Matures ile ilgili cümleler

English: No one matures without growing pains.
Turkish: Hiç kimse acıları olmadan yetişmez.

Matures ingilizcede ne demek, Matures nerede nasıl kullanılır?

Maturest : Erginleşmek. Ergin. Olgun. Vadesi gelmiş. Olgunlaşmak. Erişmek. Tekamül etmek. Tekemmül etmek. Tamam. Dinlendirmek (şarap).

Armatures : Armatürler. Armatür. Zırh. Endüvi.

Immatures : İmmatür. Olgunlaşmamış. Olgun olmayan. Gelişmemiş. Ham. Toy. Olmamış.

Mature economy : Olgun ekonomi. Nüfus artış hızının düştüğü ve milli gelirden sermaye birikimine ayrılan pay azalırken tüketimin payının arttığı sanayileşmenin ileri aşamasında bulunan ekonomi.

Mature egg : Yumurta sarısı oluşumunu tamamlamış, yağ damlacıkları çekirdeğe yakın bir noktada tek kütle durumuna gelmiş ve döllenebilir özellikteki yumurta. Olgun yumurta.

Emotionally mature : Duygusal dengesi yerinde. Duygusal yetişkinliğe ulaşmış. Duygusal olarak olgunlaşmış.

Mature stage : Yer biçimlerinin aşınmalar sırasındaki gelişme döneminde, gençlik evresinden sonra gelen evre. Olgunluk evresi.

Matured date : Vade tarihi.

 

Mature : Erginleşmek. Olgunlaşmak. Tekemmül etmek. Kemale erdirmek. Olgun. Ergin. Dinlendirmek (şarap). Matür. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür.

Mature soil : Olgun toprak.

İngilizce Matures Türkçe anlamı, Matures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Matures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seasons : Kurumak. Alıştırmak. Baharatını katmak. Kurutmak. Terbiyelemek. Yumuşatmak. Mevsimler. Alışmak.

Fall in : Kapılmak. Ödeme zamanı gelmek. Sıraya girmek (askeri terim). Çökmek. İçine düşmek. Sıraya girmek. Süresi bitmek (kira). Dizilmek. Göçmek.

Be due : Ödenmesi lazım olmak. Verilmesi lazım olmak. Ödenmesi gerekmek. Bebeğin doğumunu beklenmek. Belirli bir duruma göre olması gerekmek. Verilmesi gerekmek. -in ödenmesi gerekmek. Belirli bir zamanda olması gerekmek.

Broil : Kızartmak. Balık kızartmak. Çok sıcak olmak. Kavga. Tavuk kızartmak. Kargaşa. Izgara yapmak. Gürültü. Tartışma. Kaynamak.

Mellowed : Olgunlaşmış. Yumuşatılmış. Yumuşatmak. Yumuşamak.

Becometh : Elverişli olmak. -e değer olmak. Become (olmak). -e dönüşmek. Uygun olmak.

Be fired : Defteri dürülmek. Kovulmak. İşten kovulmak. Açığa çıkmak. İşten çıkarılmak. Ateşlenmek. (işten) postalanmak. İşten atılmak.

Befall : Kötü birşey olmak. Başına gelmek.

Mature : Matür. Tamam. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür. Ergin. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür.

Matures synonyms : become due, becoming, mellowest, ripened, be present, become, fledged, attains, resettled, arrive at maturity, resettles, amount to, compassed, maturer, become adult, maturates, cook, access, fruity, bake, maturate, carry, achieves, full grown, be of, compassing, bakes, be roasted, mellower, became, ripens, be cooked, boil.

 

Matures zıt anlamlı kelimeler, Matures kelime anlamı

Undeveloped : Gelişmemiş. Banyo edilmemiş. İşlenmemiş (toprak). Tab edilmemiş. Geri.

Immature : Olgunlaşmamış. Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. Olgun olmayan. Toy. Çocukça. Ham. İmmatür. Gelişmemiş.