Seasons türkçesi Seasons nedir
- Alıştırmak.
- Terbiyelemek.
- Baharatını katmak.
- Çeşni katmak.
- Tatlandırmak.
- Olgunlaşmak.
- Mevsimler.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Kurutmak.
- Yumuşatmak.
- Kurumak.
- Yılın, güneşten ısı ve ışık alma süre ve niceliği ve dolayısıyla iklim koşulları bakımından ayrımlı bölümleri, bk. kış ilkbahar, yaz, sonbahar.
- Olgunlaştırmak.
- Alışmak.
Seasons ile ilgili cümleler
English: In Ankara, all the seasons are like winter.
Turkish: Ankara'da, tüm mevsimler kış gibi.
English: There are four seasons in this country.
Turkish: Bu ülkede dört mevsim var.
English: There are four seasons in a year: spring, summer, autumn and winter.
Turkish: Bir yılda dört mevsim var: İlkyaz, yaz, güz ve kış.
English: How many seasons are there in a year?
Turkish: Bir yılda kaç tane mevsim vardır?
English: There are four seasons in one year.
Turkish: Bir yılda dört mevsim vardır.
Seasons ingilizcede ne demek, Seasons nerede nasıl kullanılır?
Four seasons : Dört mevsim. Dünya çapında lüks oteller zinciri.
The four seasons : Dört mevsim. Bir yıl içerisindeki dört farklı zaman dilimi (bahar, yaz, sonbahar ve kış).
Season ticket : Sezonluk bilet. Abonman bileti. Abonman. Kesenelere ilişkin işlemlerin düzenli yürütülmesi amacıyla, bu yöndeki koşulları tümüyle kapsayan ve uygulamaları sonuçlarıyla gösteren bilgi verici kart. Seyahat kartı. Mevsimlik bilet. Abone kartı. Seyahat pasosu. Abonman kartı. Kesene kartı.
End of season sale : Sezon sonu indirimi. Sezon satışları sonu. Bir sezon veya mevsimin sonunda gerçekleştirilen fiyat indirimi.
In season and out of season : Sürekli. Her zaman. Yerli yersiz. Daimi. Sabah akşam. Yaz kış. İyi ve kötü zamanda. Devamlı. Uygun veya uygunsuz. Ne zaman olursa olsun.
Be out of season : Mevsimi bitmiş olmak.
Baseball season : Beysbol sezonu.
Breeding season : Kısrak, koyun ve keçilerde cinsel aktivenin sürdüğü çiftleşme mevsimi, aşım sezonu, çiftleşme mevsimi, çiftleşme sezonu, üreme sezonu. yasal olarak kısraklarda tohumlamanın kabul edildiği mevsim. Çiftleşme sezonu. Çiftleşme mevsimi. Üreme mevsimi. Üreme sezonu. Aşım mevsimi. Aşım sezonu.
Warm season plant : Sıcak iklim bitkisi. İlkbahar ve yaz aylarında gelişebilen bitki.
A word in season : Yerinde söz.
İngilizce Seasons Türkçe anlamı, Seasons eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seasons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dehumidifying : Nemsizleştirme. Nemini düşürmek. Nemsizleştirmek. Havadaki nemi veya rutubeti almak. Nem alıcı. Nemini gidermek. Nemini almak.
Acclimated : Ortama alıştırmak. İntibak ettirmek. İklime uyum. Havaya alıştırmak. İklime alışmak. İklimine alışmak. İklime alıştırmak.
Limber up : Harekete alıştırmak. Top arabasına ön parçayı bağlamak. Spor bedeni ısıtmak. Çevikleştirmek. Isınma hareketleri yapmak. Yumuşamak. Gevşetmek.
Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü. Dalga aşındırma düzlüğü.
Dry : Sütten kesilmek. Kurumuş. Sek. Kart. Susatıcı. Kavurmak. Kurulamak. Yavan.
Flavour : Çeşni. Lezzet katmak. Tat. Tat duyusu. Tat vermek. Lezzet vermek. Bir yiyeceğe tat vermek için (bir şey) katmak. Lezzetlendirmek. Çeşni vermek.
Parch : Kavrulmak. Yakmak. Kavurmak. (susuzluktan) kavrulmak. Kavrularak çok kurutmak. Kavrularak çok kurumak.
Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.
Haying : Harman. Kurutulduğu ve yem için saklandığı mevsim. Çimlerin biçildiği. Otların biçilmesi.
Accommodated : Uyum sağlamak. Uzlaştırmak. Sağlamak. Yerleştirmek. Bağdaştırmak. Kalacak yer sağlamak. Uydurmak.
Seasons synonyms : haying time, time period, period of time, harvest time, time of year, aired, maturing, acclimatised, altimetric profile, account, cures, accustoms, matured, ripen, spice, summer, period, mellows, rainy season, attemper, acclimatising, make ripe, come to a head, afforestation, ripens, beath, adventife cone, add zest to, acclimatized, exsiccate, edulcorate, aboriginal population, grow up.
Seasons zıt anlamlı kelimeler, Seasons kelime anlamı
Rainy season : Yağmurlu mevsim. Yağmur mevsimi.
Dry season : Sıcak günler. Kurak mevsim. Yılın çok az veya sıfır yağmur düşen zamanı. Kuru mevsim. Yaz mevsimi. Yaz.
Off season : Durgun sezon. Sezon dışı. Ölü sezon.
Seasons antonyms : high season.

Bu kısımda Seasons kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seasons ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seasons anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seasons ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.