Bares türkçesi Bares nedir

Bares ingilizcede ne demek, Bares nerede nasıl kullanılır?

Baresark : Zırhsız asker. Zırhsız.

Barest : Çıplak. Sade. Yalın. Yapraksız. Tamtakır. Açık. En çıplak. Tüysüz. Bomboş. Azıcık.

Baresthesia : Barestezi. Baskı hissi.

Incisura interlobares : Akciğer lopları arasındaki yarıklar. İnsisura interlobares.

Bare bones : Basit ancak en hayati gerçekler ve ilkeler. Bir şeyin temelleri.

Bare infinitive : Bir mastarın to (-mek, -mak) olmaksızın kullanılması (she must go to the mall {alışveriş merkezine gitmeli} - go {gitmek} yalın halde kullanılmıştır). Yalın hal. Fiilin yalın hali. (ingilizce gramer) yalın hal.

Bare chance : Zayıf olasılık. Zayıf ihtimal.

Bare faced : Arsız. Yüzsüz.

Bare handed : Alet kullanmadan. Silahsız.

Bare headedness : Başında örtü olmama durumu. Başörtüsüzlük. Başörtüsüz olma durumu.

İngilizce Bares Türkçe anlamı, Bares eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blabbing : Geveze. İspiyonlamak. Boşboğazlılık. Boşboğaz. Sır vermek. Ağzından kaçırmak. Boşboğazlık etmek. Çenesi düşük. Gevezelik etmek.

 

Meagerly : Zayıfça. Kuvvetsizce. Zayıf halde.

Cave in : Göçürmek. Çökmek. Moralman çökmek. Göçmek. Yıkılmak. Göçertmek. Oymak. Kazmak. Teslim olmak.

Uncover : Ortaya çıkmasını sağlamak. Su yüzüne çıkarmak. Örtüsünü açmak. Şapka çıkarmak. Açmak (örtü, kapak vb). Meydana çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Kapağını açmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak.

Betraying : Hainlik etmek. Ağzından kaçırmak. İhanet etmek. Ele vermek. Hıyanet etmek. Kötüye kullanmak. İspiyonculuk.

Burglarize : Hırsızlık etmek. Soymak (ev). Ev soymak. Hırsızlık amacıyla eve girmek. Hırsızlık yaparak çalmak. Soy.

Birthday suit : Anadan üryan. (argo terim) doğum sırasında giyilen giyecek. Anadan doğma. Giysisiz. Doğum günü giysisi. Çırılçıplak. Elbisesiz.

Apparent : Göze çarpan. Görünür. Bariz. Belli. Görünüşte olan. Görünüşte. Belirgin. Sahte. Görünüşteki. Ortada.

Bleakish : Korunmasız. Üzüntü verici. Örtüsüz. Meydanda. İçi karartıcı. Bunaltıcı.

Break open : Zorla açmak. Kırmak.

Bares synonyms : burglarizing, come untied, bring up the subject, become relaxed, bark, divulged, burglarized, burst forth, exposed, expose, blanking, blabbed, bring out, blanker, be in the clear, blabs, meagre, divulge, come loose, broaching, aboveground, aboveboard, betray, break, bleak, disclosing, bare, scanty, avowed, abstract, be opened, aired, aperture.

Bares zıt anlamlı kelimeler, Bares kelime anlamı

Ample : İri. Yeterli. Etraflı. Çok. Büyük. Geniş. Bol. Kafi. Heybetli. Gerektiğinden çok.

Cover : Kapamak. Korumak. Karşılık. Maskelemek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kapatmak. Ödemeye yetmek (bir masrafı). Kaplamak. Kılıf. Örtü.