Soymak nedir, Soymak ne demek

  • Bir şeyin üzerinden kabuk, deri, zar vb.ni çıkarmak.
  • Birinin giysilerini çıkarmak
  • Birinin üstünde, yanında veya bir yerde bulunan şeyleri çalarak alıp götürmek.

"Soymak" ile ilgili cümleler

  • "Takkesini geçirmiş, entarisini kuşanmış, elma soyuyordu." - A. Gündüz
  • "Yaralıyı soyuyor ve ilk tedaviye başlıyorum." - R. N. Güntekin

Yerel Türkçe anlamı:

Mısır koçanını saran yapraklar.

Açmak, yontmak (kalem için).

Yüzmek, derisini yüzmek

Diğer sözlük anlamları:

Yüzmek.

Soymak anlamı, kısaca tanımı:

Soyup soğana çevirmek : Hiçbir şey bırakmamacasına soymak. hırsız bir yeri veya bir kişiyi adamakıllı soymak.

Soyma : Soymak işi.

Arma soymak : Hareketli olan armayı, limanda kışlamak, yağmur ve kardan korumak amacıyla bir süre için sökmek.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman.

Deri : Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. Bu tabakadan yapılmış. Toplantı, düğün. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.

 

Çıkarmak : Sonunu getirmek. Boşaltmak. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Yayımlamak. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Yollamak, göndermek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Gidermek. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Sunmak. Resim yapmak. Hatırlamak. Göstermek. Bulmak, ortaya koymak. Söylemek. Yapmak, üretmek. Fotoğraf çektirmek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Sağlamak, elde etmek.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Çalar : Ayırtı.

Götürmek : Tümüyle sahip olmak. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Öldürmek. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Taşımak, ulaştırmak veya koymak. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Bir sonuca vardırmak. Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek.

 

Soymak ile ilgili Cümleler

  • Bana bu armutu soymak için bir bıçak ödünç ver.
  • Elmaları soymak zorundayım.
  • Bir portakal soymak bazen zor olabilir, senin yüzüne fışkırıp fışkırmayacağını asla bilemezsin.
  • Bu, bankayı soymak için iyi bir zaman.
  • Bankayı soymak Tom'un fikriydi.
  • Ali bankayı soymak için Mary ile bir planı tartıştı.
  • Reçel için tam bir kova elmayı soymak zorundayım.

Diğer dillerde Soymak anlamı nedir?

İngilizce'de Soymak ne demek? : v. peel, skin, flay, strip, rip off, undress, unclothe, unrobe, plunder, rob, sack, knock off, burglarize, burgle, bare, bark, clean out, decorticate, denude, deplume, despoil, disrobe, divest, fleece, heist, hold up, housebreak, pluck, pull off

Fransızca'da Soymak : peler, écorcer, spolier, piller, (ev) cambrioler, (giysi) dévêtir, déshabiller, (kabuk) dépouiller, dénuder, (birini) trousser qn

Almanca'da Soymak : v. aushülsen, auspellen, ausrauben, berauben, entkleiden

Rusça'da Soymak : v. драть, сдирать, снимать, чистить, очищать, раздевать, громить, грабить, обкрадывать, обворовывать, обчищать, выдрать, содрать, снять, начистить, очистить, разгромить, ограбить, обокрасть, обворовать, обчистить