Pouring türkçesi Pouring nedir
- Akıtma.
- Dökme.
- Sel gibi.
- Boşaltma.
- Dökümcülük.
- Döküm.
- Şakır şakır.
- Boşaltma (sıvı vb dökmek).
Pouring ile ilgili cümleler
English: Ali waited outside in the pouring rain for over an hour.
Turkish: Ali bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda bir saatten daha fazla bir süre dışarıda bekledi.
English: I am pouring a cup of tea.
Turkish: Bir bardak çay dolduruyorum.
English: Ali is pouring a glass of milk.
Turkish: Ali bir bardak süt döküyor.
English: I'm pouring some anti-inflammatory cream on my right knee.
Turkish: Sağ dizime biraz anti inflamatuar krem akıtıyorum.
English: For you to come out and say that kind of thing now would just be pouring oil on the fire.
Turkish: Şimdi dışarıya gelmen ve o tür bir şey söylemen yangına körükle gitmek olur.
Pouring ingilizcede ne demek, Pouring nerede nasıl kullanılır?
Pouring funnel : Döküm hunisi.
Inpouring : İçe akan. İçine veya içerisine akıtmak.
Outpouring : İçini dökme. Dışa vurum. Karşı konulamaz duygu. Dökülme. Taşırma. Taşma.
Outpourings : İçini dökme. Taşma. Dışa vurum. Dökülme. Karşı konulamaz duygu. Taşırma.
Vapouring : Böbürlenmek. Buharlaşma. Cakalı. Buhar çıkarmak. Övünmek. Buharlaşmak.
Vapourings : Böbürlenme. Boş laf.
Pour concrete : Beton dökmek.
Pour cold water on : (olumsuz bir şekilde eleştirerek) hevesini kırmak. Hevesini kırmaya çalışmak. Pişmiş aşa su katmak. Pişmiş aşa soğuk su katmak. Umudunu söndürmeye çalışmak. Tenkit etmek.
Pour oil on troubled water : Heyecanı yatıştırmak.
Vapourization : Buharlaşma.
İngilizce Pouring Türkçe anlamı, Pouring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pouring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Foundries : Dökmecilik. Dökümhane. Dökümevi.
Derobement : Savutu yakalamak, bir çırpma yapmak isteyen karşı yarışmacının bu eylemini, bir sıyırma ile ya da savutun yerini değiştirerek etkisiz bırakma.
Decants : Dikkatle boşaltmak. Boşaltmak. İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak. Şişeden sürahiye boşaltmak. Süzmek. Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Bir kaptan diğerine aktarmak. Tortusundan ayırmak.
To beat the band : Bardaktan boşanırcasına. Büyük bir enerjiyle. Çabucak. Hızla. Çok büyük miktarda.
Decantation : Durultma. Herhangi bir sıvıyı altta kalan tortudan ayırmak üzere yavaşça boşaltma. Süzme. Durultma sıvı akıtma. Çökelme. Dekantasyon. Tortullaşma. Tortusundan ayırma.
Pelting : Dövmek. Atmak. Dayak atmak. Taşa tutmak. Taşlamak. Yağdırmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Aralıksız vurmak. Fırlatmak.
Fluxation : Eritme.
Discharge : Fizik, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması. Akım. Taburcu etmek. Görevden almak. Ödemek. Ateşlemek. İşten kovmak. Boşalma. Atmak.
Affusion : Törensel amaçlarla su dökmek (vaftiz gibi). Affuziyon. Afüzyon. Dökülme.
Moldings : Süsleme. Kalıp parçası. Silme. Kalıpta yapılmış şey. Kalıp yapma. Zıh. Korniş. Kalıplama. Pervaz.
Pouring synonyms : fluently, stripe, bulky, moulding, affusions, smeltery, jingling, inventorying, draining, disembarkations, broaching, founding, debarkation, debarkment, drainages, casts, depletions, inventoried, bulkiest, in bulk, effusions, enumeration, smelteries, brightly, placing, rattlings, rattling, discharging, blaze, enumerations, piling, mouldings, disembarkation.
Pouring zıt anlamlı kelimeler, Pouring kelime anlamı
Standing : Konum. Dik duran. Sabit. Sürekli. Şöhret. Saygınlık. Devam. Daimi. Süreklilik. Devamlı.

Bu kısımda Pouring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pouring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pouring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pouring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.