Outpouring türkçesi Outpouring nedir

  • İçini dökme.
  • Karşı konulamaz duygu.
  • Dökülme.
  • Taşma.
  • Dışa vurum.
  • Taşırma.

Outpouring ingilizcede ne demek, Outpouring nerede nasıl kullanılır?

Outpourings : Dökülme. Taşırma. Taşma. Karşı konulamaz duygu. İçini dökme. Dışa vurum.

Outpour : İçini dökme. Akma. Dökülme. Taşma. Karşı konulamaz duygu.

İngilizce Outpouring Türkçe anlamı, Outpouring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outpouring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flowage : Akan veya taşan sıvı. Sel. Akım. Su basma. Akış. Su baskını.

Flowing : Kolay. Seyelan. Akan. Akıntılı. Cari. Akma. Dalgalı. Akış. Akıcı. Dökümlü.

Flowages : Akış. Su basma.

Spillage : Dökülmüş miktar. Dökülen miktar. Saçılma. Dökülmüş şey. Döküntü. Saçma işi. Dökme işi. Dökülen.

Outpour : Akma.

Brims : Ağız (bardak). Kenar. Siperlik. Ağzına kadar dolu olmak. Ağız. Bardak ağzı. Silme dolu olmak. Şapka kenarı. Dolmak. Ağzına kadar dolmak.

Encroachments : Geçme. Başkasının arsasına tecavüz. Başkasının toprağına geçme. Tecavüz. Aşma. El uzatma. Saldırma. Tecavüzde bulunma (başkasının hakkına). Zarar.

Flow : Dolaşmak (kan vb). Taşmak. Akmak. Yükselmek (deniz). Met halinde olmak. Dökülmek. Akıp gitmek. Akım. Akış. Akıntı.

 

Stream : Dalgalanmak (saç veya bayrak). Sürmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Dalgalanmak. Çay. Akım. Dere. Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Uçuşmak.

Encrochment : Bir yapının, tümünün ya da bir bölümünün, bir başkasının toprağına, yerbölümüne olursuz olarak girmesi.

Outpouring synonyms : spalling, affusions, effusiveness, affusion, ebullition, overflow, gush, spilth, spillages, drowning, flood, ebullitions, springtide, brimming, brim, spilths, abound with, flushing, flush, effusion, effusions, encroachment, bubbling over, shedding, extravasation, outpourings.