Flowages türkçesi Flowages nedir

Flowages ingilizcede ne demek, Flowages nerede nasıl kullanılır?

Flowage : Akan veya taşan sıvı. Sel. Akım. Su basma. Su baskını. Taşma. Akış.

Flow away : Akmak. Kaymak.

Flow chart : Akış çizimi. Akım çartı. Sinyal akış şeması. Akış diyagramı. Bir dizi algoritmik ve düzenli faaliyetler içerisinde iş sürecini gösteren diagram. Akım çizeneği. Akış diagramı. Bir oluşum, süreç ya da izlenceli bir işleyişin, yalın çizimsel anlatımını veren göstersel işlem. Akım şeması. Akış çizgesi.

Flow coefficient : Akım katsayısı. Akış verim katsayısı.

Flow control : İki bilgisayar arasındaki veri transferi kontrolü. Akış kontrolu. Akım kontrolü. Akım denetimi. Debi reglajı. Akış kontrolü. Akış denetimi.

Flow control valve : Debi kontrol vanası. Akış kontrolü vanası. Akış kontrol valfi.

Flow from : Akmak.

Flow in : Hücum etmek. Saldırmak. Sızmak. İçeri akmak.

Flow line : Akış yolu. Akış hattı. Akım hattı. Döküm çizgisi. Kalıp işareti. Akım çizgisi. Akış çizgisi.

Flow cytometry : Flow sitometre. Akış sitometrisi. Flüoresan boyalar ve lazer ışını kullanılarak binlerce hücre içerisinde bir tip hücreyi ayırabilme özelliğine sahip, apoptozis tanısı, lökosit alt gruplarının tayini, trombosit analizi, hücre adezyon moleküllerinin tayini, hücre fonksiyon testleri gibi çok yönlü test yapan cihaz. Akan hücre ölçümü. Akış sitometresi. Akışlı hücre ölçümü. Akışlı hücre sayımı.

 

İngilizce Flowages Türkçe anlamı, Flowages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flowages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brim : Ağzına kadar dolu olmak. Şapka kenarı. Ağız. Şapka siperi. Kenar. Siperlik. Ağız (bardak). Bardak ağzı. Ağzına kadar dolmak.

Flowage : Akım. Sel. Su baskını. Akan veya taşan sıvı.

Brims : Kenar. Ağız (bardak). Siperlik. Şapka kenarı. Ağız. Dolmak. Bardak ağzı. Ağzına kadar dolmak. Ağzına kadar dolu olmak.

Effusion : Dökme. Fizik, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çok ufak bir delikten, tek tük gaz özdeciklerinin kaçması olayı. İçini dökme. Taşkınlık. Bir dokuya veya vücut boşluğuna eksudat veya transudat niteliğinde sıvı sızması. eksudat veya transudat. Akma. Bolluk. Akıtma. Efüzyon.

Flighted : Uçakla seyahat. Sürü. Kuş sürüsü. Kaçma. Yağmur (kurşun, ok vb). Uçmak. Böcek sürüsü. Uçuş. Basamak.

Driftiest : Sürüklenmeyle oluşmuş. Sürüklenmeye özgü. Sürüklenmeyle ilgili. Akıntı. Akma.

Effluxes : Dışarı akış. Akıntı. Atık su. Dışarı sızma. Dışarı akma. Akma. Sızıntı. Sızma.

Efflux : Dışarı sızma. Sızıntı. Sızma. Dışarı akma. Atık su. Akma. Dışarı akış. Akıntı.

Creepages : Kaçak yolu. Yayılma. Dağılma. Kayma. Sızıntı.

Flowages synonyms : bubbling over, drowning, flights, encrochment, encroachments, creepage, flushing, driftier, filling, flood, abound with, effluence, extravasation, flighting, effluences, flow, encroachment, flight, drifty, brimming, afflux, course, ebullition, affluxes, ebullitions.