Flow from türkçesi Flow from nedir

Flow from ingilizcede ne demek, Flow from nerede nasıl kullanılır?

Flow : Dolaşmak. Akıntı yapmak. Süzülmek. Akıp gitmek. Dolaşmak (kan vb). Yükselmek (deniz). Akıcı olmak. Dökülmek. Bastırmak. Akış.

From : Nedeniyle. -den. Yüzünden. Dolayı. Den beri. Beri. -dan. Dan. Ürünün yapıldığı malzemeyi gösterir. -den ötürü.

Cash flow from current activity : Bir firmadaki normal bir faaliyet periyodu esnasında nakit hareketlerini detaylandıran nakit akışı raporunun bir parçası.

Cash flow from financing activity : Bir firmadaki finansal faaliyetler esnasında nakit hareketlerini detaylandıran nakit akışı raporunun bir parçası.

Cash flow from investment activity : Bir firmanın yatırım çerçevesi içerisindeki nakit hareketlerini detaylandıran nakit akışı raporunun bir parçası.

Flow away : Akmak. Kaymak.

İngilizce Flow from Türkçe anlamı, Flow from eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flow from ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Course : İzlenen yol. Kurs. Sıralama. Resmi ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği. Sürgün avına çıkmak. Köpekle kovalamak. Koşu yeri. Kur. Tabak. Koşturmak.

 

Drain : Süzmek. Tüketmek. Tahliye etmek. Sıvı veya cerahati boşaltma amacıyla boşluğa yerleştirilen tüp veya fitil. Pansuman yapmak. Suyunu çekmek. Pis su borusu. Pissu, kirli su, yağış suları v.b. suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü. Dren.

Effuses : Sızmak. Dışarı akıtmak. Yayılmak. Yaymak. Açılmak. Dökmek. Taşırmak. Sızdırmak. Taşmak.

Drain off : Boşalmak. Boşaltmak. Akıtmak.

Discharges : Taburcu etmek. Atmak. Ateşlemek. Boşaltmak. Yerine getirmek. Terhis etmek. Deşarj etmek. Serbest bırakmak. Ödemek. Muaf tutmak.

Emanate : Ortaya çıkmak. Fışkırmak. Çıkmak. Sızmak. Yayılmak. Doğmak. Oluşmak. Sadır olmak. Zuhur olmak.

Drains : Pansuman yapmak. Kanalizasyon şebekesi. Suyu çekilmek. Boşaltmak. Kurutmak. Yarayı temizlemek. Süzmek. Süzülmek. Suyunu çekmek.

Drain away : Boşaltmak. Suyunu çekmek. Akıtmak. Tükenmek. Boşalmak.

Coursed : Koşturmak. Dökülmek. Sürgün avına çıkmak. Koşmak. Av sürmek. Köpeklerle kovalamak.

Elapses : Geçmek. Zaman geçmek. Geçen zaman. Zamanın geçmesi. Geçmek (zaman). Akıp gitmek. Koymak. Vaktin geçmesi. (zaman) geçmek.

Flow from synonyms : exude, emanates, discharge, elapse, discharging, effuse.