Course türkçesi Course nedir

  • Seyir.
  • Kır koşularında, atletlerin izlemek zorunda oldukları imlerle belirlenmiş yarış yolu.
  • Sıralama.
  • İzge.
  • Yön.
  • Köpekle kovalamak (av).
  • Dökülmek.
  • Koşturmak.
  • Akış.
  • Köpeklerle kovalamak.
  • Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır.
  • Resmi ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği.
  • Akmak.
  • Gidişat.
  • Pist.
  • İzlenen yol.
  • Köpekle kovalamak.
  • Sürgün avına çıkmak.
  • Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol.
  • Rota.
  • Kur.
  • Tabak.
  • Süreç.
  • Dizi.
  • Kurs.
  • Koşu yeri.

Course ile ilgili cümleler

English: "Would you mind opening the window?" "Of course not."
Turkish: " Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Tabii ki yok."

English: "Do you love me?" "Of course I do."
Turkish: "Beni seviyor musun?" "Tabii ki seviyorum."

English: "Did you see yesterday's soccer game?" "Of course I did!"
Turkish: "Dünkü futbol maçını izledin mi" "Tabii ki izledim!

English: "You don't know how to smoke?" "Of course I know how to smoke!"
Turkish: "Sen sigara içmeyi bilmiyor musun?" "Elbette sigara içmeyi biliyorum!"

English: "Do you like snakes?" "Of course not."
Turkish: Yılanlardan hoşlanır mısın? Tabii ki hayır.

Course ingilizcede ne demek, Course nerede nasıl kullanılır?

 

Course and speed calculator : Rota ve hız hesaplayıcısı.

Course correction : Rota düzeltmesi.

Course credit : Ders kredisi.

Course determination : Rota tayini. Yön saptaması.

Course deviation : Rota sapması.

Course line : Rota hattı. Harita da uçulacak yolu gösteren hat. Rota çizgisi.

Course of business : İş faaliyetlerinin gidişatı. İşlerin seyri.

Course of events : Cereyan. Olayların gidişatı. Olayların akışı. Olayların gelişimi. İşin gidişatı. İşin gidişi. Gidişat.

Course of action : Davranış biçimi. Yol haritası. Belirli bir konuda amaca ulaşmak için yapılması gereken işler bütünü. Hareket şekli. Hareket biçimi. Hareket tarzı. Hareket hattı. Sevk ve idare tarzı. Eylem planı.

Course indicator : Rota göstergesi.

İngilizce Course Türkçe anlamı, Course eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Course ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Facets : Görünüş. Faseta. Taraf. Elmasın yontulmuş yüzü.

Teaching : Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Öğretme. Öğretmenlik. Öğretim. İlke. Öğreti. Telkin. Talim. Ders.

 

Evolvements : Genişleme. Manevra. İlerleme. Tekamül. Kademeli değişme veya olgunlaşma. Büyüme. Açılma. Hareket. İnkişaf. Yayılma.

Recitation : Ezbere okuma. Sözlü yoklama. Anlatma. Nakletme. Ezberlenen parça. Ezberden okunacak parça. Ezberden okuma. Öğrencilerin, işlenen konular ya da üniteler çerçevesinde kazandıkları bilgi ve beceri yönünden durumlarını; düşünme ve kavrayış bakımından olgunluk derecelerini anlamak ve değerlendirmek amacıyla, soru-yanıt yönteminden yararlanarak yapılan küçük sınav. Kıraat.

Chains : Zincir. Silsile. Ölçme zinciri. Boyunduruk. Sınırlama.

Runways : Ray yolları. Koşu pisti. Uçak pisti. Geçit köprüsü. Geçit.

Lanes : Keçi yolu. Kulvar. Yol şeridi. Patika. Şerit. Dar yol.

Addresses : Kur yapma. Alıcılar. Nutuklar.

Complexion : Yüzün rengi. Ten rengi. Beniz. Tutum. Doğa. Mahiyet. Ten. Görünüm.

Runway : Koşu yolu. Uçak pisti. Koşuyolu. Geçit köprüsü. Pist (havaalanında). Devvar köprü makarası rayı. Geçit. Koşu pisti. Podyum.

Course synonyms : course session, childbirth preparation class, orientation course, art class, array, shop class, course of instruction, class period, educational activity, directed study, propaedeutics, home study, required course, cycle, buzz about, bustle about, directional, consecution, disintegrate, batch, disgorging, evolvement, disk, effluxes, cinder path, tenors, courting, rushes, effluences, rubrics, goings on, tanners, disc.

Course zıt anlamlı kelimeler, Course kelime anlamı

Unnaturally : Sıradışı bir şekilde. Samimiyetsiz bir şekilde. Aşırı. Yapay bir şekilde. Anormal bir şekilde. Doğal olmayan bir biçimde. Son derece. Doğal olmayan bir şekilde. Doğal olmayan yollarla.

Stand still : Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak.

Ebb : Düşmek. (deniz) çekilmek. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Çekilme. Kabarma-alçalma olayında suların indiği dönem. İnmek. Çekilmek (deniz). Deniz çekilmesi. Gelgitte kabarma olayının karşıtı, bk. kabarma, çekilme akıntısı. Alçalma.

Course ingilizce tanımı, definition of Course

Course kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of moving from one point to another. Progress. To pursue. As, the sportsmen coursed over the flats of Lancashire. Passage. To run, hunt, or chase after. To run as in a race, or in hunting. To pursue the sport of coursing. To follow hard upon.