Lanes türkçesi Lanes nedir

Lanes ile ilgili cümleler

English: Airplanes land at airports.
Turkish: Uçaklar havaalanlarında iner.

English: We came to a place where the road branched into two lanes.
Turkish: Yolun iki şerite ayrıldığı bir yere geldik.

English: Ali likes making paper airplanes.
Turkish: Ali kağıt uçaklar yapmayı seviyor.

English: Don't change lanes without signaling.
Turkish: Sinyal vermeden şerit değiştirmeyin.

English: Ali spend all afternoon at the airport watching the airplanes land and take off.
Turkish: Ali tüm öğleden sonrayı havaalanında inip kalkan uçakları izleyerek geçirdi.

Lanes ingilizcede ne demek, Lanes nerede nasıl kullanılır?

Change lanes : Bir karayolundaki kesik yol şetitleri. Şerit değiştirme çizgileri. Şerit değiştirmek. Kesikli çizgiler.

Aeroplanes : Uçak. Hava taşıtları.

Airplanes : Uçak. Uçaklar.

Aquaplanes : Su kayağı yapmak. Kızaklamak. Su kızağı. Suda kaymak. Suda yol tutmamak. Deniz kızağı. Su kayağı. Kaymak (ıslak zeminde).

Biplanes : Çift satıhlı uçak. Çifte kanatlı. Çifte kanatlı uçak. İki kanatlı uçak. Çift kanatlı uçak. Çiftkanatlı uçak.

Melanesia : Pasifik okyanusu'nda üç ana ada grubundan biri. Melanesia adaları. Ekvatorun güneyinde. Güney pasifik'te yeni gine'nin dahil olduğu ada grubu. Melanezya. Avustralya'nın da kuzeydoğusunda kalan güneybatı pasifik adaları.

 

Milanese : Milanla alakalı (italya'nın kuzeyinde bir şehir).

Hyperplanes : Hiperdüzlem. Hiper düzlem. Aşırıdüzlem.

Milanese silk : Milano ipeği.

Deplanes : Uçaktan inmek. Uçağın tahliyesi. Uçaktan indirmek.

İngilizce Lanes Türkçe anlamı, Lanes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lanes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cordoning : Askeri kordon. Polis kordonu. Kordon. Kordon altına almak. Bükme kaytanı. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. İnsan dizisi. Şerit kurdele.

Roadway : Taşıt yolu. Yolun ortası. Yolun taşıtlara özgü kısmı. Yol. Galeri. Platform. Şose. Yol ortası.

Sea route : Deniz yolu. Gemi rotası.

Rotas : Liste. Nöbet çizelgesi. Nöbet cetveli. İş planı. Nöbet listesi. Görev cetveli. Hizmet cetveli. Görev listesi.

Ship route : Vapur hattı.

Tack : Yol. Çivi ya da raptiye ile tutturmak. Çivilemek. Besin. İri başlı küçük çivi. Birleştirmek. Kumaşı teyellemek. Çakmak. Gidiş.

Chevron : Çavuş nişanı. Zikzak çıta. Zaviyeli nişan. V biçiminde süs. Onbaşı nişanı. İçiçe açı. Kol şeridi. Köşeli çift ayraç. Sırma.

Bowling alley : Bovling yolu. Bowling pisti. Bovling pisti.

Headings : Başlıklar. Manşet. Konu başlıkları. Baş kısım. Başlık. Konu. Baş. Yeraltı geçidi. Kafa vuruşu.

Causey : Bataklıktan geçen yol (arkaik). Taş döşenmiş yükseltilmiş kaldırım. Antik roma anayolu (arkaik). New mexico eyaletinde yerleşim yeri.

Lanes synonyms : free throw lane, fascias, trail, edging, alleys, footpaths, causeys, cord, fascia, chare, filleting, skittle alley, alley, gangway, braid, gate, alleyways, fillet, fasciae, trade route, track, paths, path, alleyway, cording, seaway, bearing, footways, footpath, course, gangways, footway, pathways.

Lanes zıt anlamlı kelimeler, Lanes kelime anlamı

Single lane : Tek şerit. Tek şerit (yol).