Airplanes türkçesi Airplanes nedir

Airplanes ile ilgili cümleler

English: My sense of self preservation keeps me from jumping out of perfectly good airplanes.
Turkish: Kendimi savunma duygum beni tamamen iyi uçaklardan atlamaktan alıkoyuyor.

English: If it snows, airplanes won't be able to take off.
Turkish: Kar yağarsa uçaklar havalanamaz.

English: Ali spend all afternoon at the airport watching the airplanes land and take off.
Turkish: Ali tüm öğleden sonrayı havaalanında inip kalkan uçakları izleyerek geçirdi.

English: Ali likes making paper airplanes.
Turkish: Ali kağıt uçaklar yapmayı seviyor.

English: The reason both brothers gave for remaining bachelors was that they couldn't support both airplanes and a wife.
Turkish: Her iki erkek kardeşin bekar kalmak için ileri sürdüğü neden onların hem uçaklara hem de bir eşe bakamayacaklarıydı.

Airplanes ingilizcede ne demek, Airplanes nerede nasıl kullanılır?

Airplane carrier : Uçak gemisi.

Airplane crash : Uçak kazası.

Airplane engine : Uçak motoru.

Airplane for dusting purposes : Havadan toz serpme uçağı.

Airplane hangar : Uçak hangarı.

Bombardment airplane : Bombardıman uçağı.

Airplane propeller : Uçak pervanesi.

Airplane maintenance : Uçak bakımı ve tamiratı. Uçak bakımı.

Charter airplane : Dolmuş uçak. Kiralanmış uçak.

 

Airplane passengers : Uçak yolcuları. Bir uçaktaki uçuş ekibi ve yolcular. Uçak binicileri.

İngilizce Airplanes Türkçe anlamı, Airplanes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Airplanes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Navigation light : Navigasyon ışığı. Sefer  ışığı. Uçuş ışığı. Seyir feneri. Navigasyon feneri.

Fighter : Alperen. Cidalci. Dövüşçü. Mücahit. Avcı uçağı. Savaşçı. Boksör. Mücadeleci kimse. Kavgacı. Savaşımcı.

Kite : Uçurtma. Çaylak. Kasnaklı. Mayın uçurtması. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Hatır senedi. Karşılıksız çek. Mektup. Sahte bono.

Route : Nakletmek. Tarik. Her zamanki yol. Sevk etmek. Yol. Belirli bir yolla göndermek. Herzamanki yol. Yürüyüş emri. Rota. Güzergah.

Ski plane : Kızaklı uçak.

Craft : Gemi. Maharet. El ile yapmak veya işlemek. Zanaat. Kurnazlık. Ustalık. El ile ustalıkla yapmak veya işlemek. Teknik eleman. Esnaf.

Radome : Radom. Anten kaportası. Radar kubbesi.

Amphibian : Hem karada hem suda gidebilen araç. Yüzer gezer araç. Yüzergezer. Amfibyum. İkiyaşayışlı hayvan. İkiyaşayışlı. Suda ve karada yaşayabilen. İki yaşayışlı hayvan. Hem karada hem de suda işleyebilen taşıtlar. Amfibi hayvan.

Airplane : Teyyare. Tayyare.

Itinerary : Yolculuk bağdarlaması. Yolculuk el kitabı. Seyahat rehberi. Yolculuk. Çalışma programı. Yolcu rehberi. Yolculukla ilgili. İzlenecek yol. Yolculuk programı. Yol.

Airplanes synonyms : multiengine plane, jet propelled plane, tanker plane, propeller plane, glide slope, heavier than air craft, fuel pod, radar dome, approach path, multiengine airplane, glide path, hangar queen, holding pattern, approach, avion, bomber, aeros, skyway, cowling, windshield, airbus, flight path, aeroplanes, aero, fuselage, accelerator, hydroplane, escape hatch, airway, landing gear, windscreen, hood, gas pedal.