Roadway türkçesi Roadway nedir

  • Galeri.
  • Taşıt yolu.
  • Yolun taşıtlara özgü kısmı.
  • Yol ortası.
  • Şose.
  • Şerit.
  • Yol.
  • Yol şeridi.
  • Platform.
  • Yolun ortası.
  • Köprünün trafikçe kullanılan kesimi.

Roadway ile ilgili cümleler

English: What's your favorite Broadway musical?
Turkish: Senin favori Broadway müzikalin nedir?

English: What kind of musicals are on Broadway right now?
Turkish: Şu anda Broadway'de hangi tür müzikaller var?

Roadway ingilizcede ne demek, Roadway nerede nasıl kullanılır?

Roadways : Köprünün trafikçe kullanılan kesimi. Taşıt yolu. Şerit. Yol ortası. Yol şeridi. Platform. Galeri. Yolun ortası. Şose. Yolun taşıtlara özgü kısmı.

Broadway : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Virginia eyaletinde yerleşim yeri. New york city'de sinemaların yer aldığı cadde.

Off broadway : New york'ta tiyatral bir grubun adı.

Roadwork : Koşu antremanı. Yol çalışması. Koşu antrenmanı.

Roadworks : Koşu antremanı. Yol çalışmaları.

Road construction : Yol yapımı. Yol inşaatı.

Road haulage : Karayolu yük taşımacılığı. Kara taşımacılığı. Karayolu ulaşımı. Karayolu taşımacılığı.

Road hog : Kötü şöför. Yolun ortasından giden şoför. Yolun ortasından giden sürücü. Trafiği karıştıran sürücü. Trafik canavarı. Trafik magandası. Yolu işgal eden sürücü. Saygısız ve bencil sürücü. Yolun ortasından giden şöför. Şeridinden gitmeyen sürücü.

 

Road haulier : Kara taşımacısı.

Road bed : Platform. Yol tabanı.

İngilizce Roadway Türkçe anlamı, Roadway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roadway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rostrum : Şef kürsüsü. Küçük düzey. Yükselti. Kürsü. Gaga gibi çıkıntı. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hitabet kürsüsü. Bir filmin yazılarının alıcıyla saptanmasında kullanılan özel yapıdaki masa. Kadırganın kıvrık ucu.

Avenue : Bir sonuca götüren yol. İki yanı ağaçlıklı yol. Ağaçlı cadde. Cadde. İki yanı ağaçlı yol. Geniş cadde. Bulvar. Taşıt gidiş gelişine ayrılmış olmakla birlikte, ya iki yanında, ya da ortasında insanların gidiş gelişlerine ve gezinmelerine de olanak verecek biçimde düzenlenmiş ağaçlıklı yol. Ağaçlı yol.

Pigeonry : Güvercinlik. Çatı dairesi. Güvercin evi.

Bemata : Kürsü. Podyum. Sahne. Üzerinde sunak bulunan yüksek platform (kilisede).

Portico : Kemeraltı. Sütunlu giriş. Revak. Portik.

Podium : Derisi dikenlilerin tüp ayağı gibi, ayak ya da ayak şeklindeki yapı. bitkilerde kök ekseni. Seki duvarı. Kürsü. Gösteri platformu. Podyum. Şef platformu. Sütun tabanı.

Lane : Rota. Patika. Köyleri, kasabaları ve daha küçük yerleşim birimlerini birbirlerine bağlayan, kentlerarası karayollarının gerektirdiği nitelikleri ve ölçünleri taşıması gerekli olmayan daha dar yollar. Köy yolu. Dar sokak. Kulvar. Koşak. Şerit (yol).

Midway : Ortasında. Yarı yolda olan. Yolun yarısı. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Fuarda panayır bölümü. Yarı yoldaki. Teksas eyaletinde şehir. Yarı yolda. Orta yol.

 

Itineraries : Yolculuk programı. Yolculukla ilgili. İzlenecek yol. Seyahatname. Çalışma programı. Gezi notları. Yolculuk el kitabı. Yol kılavuzu. Yolcu rehberi.

Roadway synonyms : unclassified road, bema, roadways, lanes, adits, cord, emplacement, cart road, cordons, gateway, expedients, tablas, cordoning, podia, chevrons, route, carpet, gallery, platforms, cordon, avenues, galleries, artery, bemas, carriage way, galleria, highroad, fascia, carline, carriageway, culvert, chevron, tabla.

Roadway ingilizce tanımı, definition of Roadway

Roadway kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, the part traveled by carriages. A road.