Galeri nedir, Galeri ne demek

Galeri; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir yapının birçok bölümünü aynı katta birbirine bağlayan içten veya dıştan yapılmış geniş geçit.
  • Maden ocaklarında açılan yer altı yolu.
  • Otomobil alınıp satılan yer.
  • Sanat eserlerinin veya herhangi bir malın sergilendiği salon

"Galeri" ile ilgili cümle

  • "Hilmi Bey'in evi, bir sanat ve ihtişam galerisi değildi." - S. Ayverdi
  • "Loşluğunu ışıklar bile gidermeyen koyu mavi bir uzun galeriye girdik." - R. E. Ünaydın

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: sergi]

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Tiyatro yapılarında ikinci asma kat.

Roma tiyatrosunda yüksek ve uzun takma saç.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Tiyatro yapılarında üst katlar. Seyirci galerinin daha ucuzca ve salmeye uzak olan bölümü (Üst balkon).

İngilizce'de Galeri ne demek? Galeri ingilizcesi nedir?:

upper circle, second balcony, gallery, heading

Almanca'da Galeri ne demek?:

galerie

Galeri hakkında bilgiler

Galeri terimi (İtalyanca'dan galleria uzun sütunlu pasaj) anlamları.

Galeri ile ilgili Cümleler

  • Sanat galerisine gitmek istiyorsan bu otobüse bin.
  • Selfie çubukları, birçok müze ve galeride yasaklandı.
  • İtalya dünyanın en iyi sanat galerilerinden bazılarına sahip.
  • Onlar çoğu zaman birlikteler ve operaya gidiyorlar ya da sanat galerilerini ziyaret ediyorlar.
  • Onlar birçok ünlü eski tabloyu galeride sergileyecek.
  • Galerideki izleyiciler çok gürültü yapıyorlardı.
  • Büyük bir galeri boyunca yürüdük.
  • Galerimizdeki en hızlı araba budur.
  • Müzenin doğu galerisi temizliği için kapatıldı.
 

Galeri anlamı, kısaca tanımı:

Galerici : Galeri işleten kimse. Otomobil alıp satan kimse.

Galericilik : Galericinin yaptığı iş.

Bölüm : Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.

Aynı : Benzer. Başkası değil, yine o. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan.

Geniş : Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Çok. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Bol (elbise). Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Eni çok olan, enli, vâsi.

Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

Eser : Yayın, kitap, yapıt. İz, işaret, im. Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.

 

Sergi : Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü. Yaygı, kilim. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer. Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer.

Terim : Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri.

Otomobil : Motorlu, dört tekerlekli kara taşıtı.

Yer : Önem. Durum, konum, vaziyet. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. İz. Görev, makam. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Durum, konum. Yerküre. Ülke. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Gezinilen, ayakla basılan taban. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa.

Galeri tonu : (Resim) Eski ton resimlerinde oksitlenme yüzünden bozulmuş pas rengindeki koyu kahverengi.

Galerik : Pantalon paçasına yapılan sufle. (*Aksaray -Niğde)

Diğer dillerde Galeri anlamı nedir?

İngilizce'de Galeri ne demek? : n. gallery, salon, adit

Fransızca'da Galeri : galerie [la]

Almanca'da Galeri : Galerie, Rang; Umfang

Rusça'da Galeri : n. галерея (F), штрек (M), штольня (F), ярус (M)