Avenue türkçesi Avenue nedir

  • Yol.
  • Bulvar.
  • Ağaçlı anayol.
  • Cadde.
  • Bir sonuca götüren yol.
  • İki yanı ağaçlıklı yol.
  • Hedefe ulaşmada gidilecek yol veya hedef yolu.
  • İki yanı ağaçlı yol.
  • Geniş cadde.
  • Taşıt gidiş gelişine ayrılmış olmakla birlikte, ya iki yanında, ya da ortasında insanların gidiş gelişlerine ve gezinmelerine de olanak verecek biçimde düzenlenmiş ağaçlıklı yol.
  • Sokak.
  • Ağaçlı yol.
  • Ağaçlı cadde.

Avenue ile ilgili cümleler

English: There was an accident on Fifth Avenue yesterday.
Turkish: Dün Beşinci Cadde'de bir kaza vardı.

English: New York's Fifth Avenue is comparable to Ginza.
Turkish: New York'un Fifth Avenue'su Ginza ile karşılaştırılabilir.

English: Fifth avenue is an elegant street.
Turkish: Beşinci sokak güzel bir sokaktır.

English: I met her by accident on Third Avenue.
Turkish: Üçüncü caddede rastlantı sonucu onunla karşılaştım.

English: I'd like to do shopping on Fifth Avenue in New York.
Turkish: New York'ta Fifth Avenue'da alışveriş yapmak istiyorum.

Avenue ingilizcede ne demek, Avenue nerede nasıl kullanılır?

Avenue of approach : (askeri) taarruz halindeki bir kuvvetin hedefine veya yolu üzerindeki kilit bir noktaya açılan yer veya havayolu rotası. Yaklaşma istikameti. Yaklaşma yolu.

Avenue to fame : Şöhrete giden yol.

 

Leave no avenue unexplored : Her taşın altına bakmak. Elinden gelen her şeyi denemek. Çalınmadık kapı bırakmamak. Her türlü yola başvurmak.

Explore every avenue : Her yola başvurmak.

Fifth avenue : New york city'de (abd) manhattan ilçesinden geçen sokak. Beşinci cadde.

Avengeful : Öç peşinde koşan. Hınçlı. Kindar. Kinci. İntikam güden. İntikamcı.

Saks fifth avenue : Çoraplar beşinci cadde. Amerikan lüks mağazalar zinciri şubeleri (new york'un beşinci caddesi'nde başlayan).

Avenger : Öç alan kimse. İntikamcı.

Avena : Çayır yulafı. Yulaf.

Avenge upon : Birinden intikam almak.

İngilizce Avenue Türkçe anlamı, Avenue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Avenue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carline : Hasis ve çirkin yaşlı kadın. Yaşlı kadın. Hat. (iskoç argosu) kocakarı. Kötü yaşlı kadın. Cadı. Cadaloz.

Malls : Tokmak. Mesire. Alışveriş merkezi.

Causeway : Geçit yol. Bozuk arazide yapılmış geçit. Şose. Bataklıktan geçen yol. Sedde üstü yolu. Set. Dolgu yol. Geçit. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen).

Carriageways : Taşıt trafiği yolu. Taşıt yolu. Taşıt şeridi. Anayol. Karayolunda şerit.

Expedient : Yerinde. Münasip. Umar. Tedbir. Çıkarlara uygun düşen. Çıkarcı. Belki doğru olmayan fakat elverişli bir çare. Elverişli bir çare. Önlem.

Boulevard : Genyol. Kent içinde taşıtların ve yayaların gelip geçmesine ayrılmış, geniş ve ağaçlıklı anayol.

Thoroughfare : Suyolu. İşlek cadde. Yerleşim yeri içindeki ana yol. Geçit. Geçiş yolu.

Cutting : Kertik. Kıymık. Kesici. Tünel. Hafriyat. Çentik. Yonga. Çelik. Doğrama.

 

The street : Sokakta devam eden borsa işlemleri. Yerleşim yerlerinde ana yol. Finans dünyası. Adres. Borsa dışı. Mahalle.

Streets : Sokaklar.

Avenue synonyms : plan of attack, alley, road, street, blvd, gateway, parkway, highroads, access, highroad, expedients, itineraries, conduit, artery, carriageway, street address, attack, boulevards, causeways, main road, parkways, mall, approach, carpet, main street, st, device, avenues, gateways.

Avenue ingilizce tanımı, definition of Avenue

Avenue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A passage by which a place may by reached. A way of approach or of exit. A way or opening for entrance into a place.