Causeway türkçesi Causeway nedir
- Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol.
- Set.
- Şose.
- Dolgu yol.
- Geçit yol.
- Sedde üstü yolu.
- Geçit.
- Cadde.
- Bozuk arazide yapılmış geçit.
- Bataklıktan geçen yol.
- Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen).
Causeway ingilizcede ne demek, Causeway nerede nasıl kullanılır?
Causeways : Geçit. Dolgu yol. Geçit yol. Şose. Cadde. Bataklıktan geçen yol. Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. Sedde üstü yolu. Bozuk arazide yapılmış geçit. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen).
Cause a bedlam : Kızılca kıyamet koparmak. Karışıklık çıkarmak.
Cause a disturbance : Karışıklığa neden olmak. Huzursuzluk yaratmak. Karışıklık çıkarmak.
Cause a headache : Başını ağrıtmak. Baş ağrısına neden olmak.
Cause a loss : Zarara neden olmak. Zarara sebebiyet vermek. Zarar vermek.
Cause bad blood : Aralarını bozmak.
Cause anxiety : Kaygı uyandırmak. Kaygılandırmak. Kaygı yaratmak. Sıkıntıya sokmak.
Cause a sensational emotion : Sansasyona neden olmak.
Cause and effect relation : Neden-sonuç ilişkisi. Sebep sonuç ilişkisi. Bir başka şeyin sebebi olan bir şey arasındaki ilişki. Neden sonuç ilişkisi.
Cause celebre : Meşhur dava. Büyük yankı uyandıran olay veya dava. Herkesin ilgilendiği gündemi meşgul eden olay. Geniş şekilde tartışılan ihtilaflı mesele (ör. ünlü duruşmalar). Toplumun ilgisini çeken (dava vb). Büyük ses getiren konu. Toplumun takip ettiği heyecanlı olay.
İngilizce Causeway Türkçe anlamı, Causeway eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Causeway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Barriers : Antartika'daki buz engeli. Çit. Radyasyon emen bariyerler. Engeller. Duvar. Korkuluk. Bariyer. (tren yolunda) geçit. Engel.
Areaways : Bir binanın bodrum katına giden çukur alan. Kuranglez.
Provide : Koşul olarak koymak. Sağlamak. Karşılamak. Donatmak. Şart koşmak. Vazetmek. (veri vb) girmek. Hazırlıklı olmak. Koşul koymak. Bulundurmak.
Barrages : Engelleme ateşi. Yağmur. Bent. Nehir barajı. Yaylım ateşi. Yoğun yaylım ateşi. Baraj. Engel. Soru yağmuruna tutmak.
Render : Hale getirmek. Vermek. Yorumlamak. Geri vermek. Ödemek. Çalmak (müzik terimi). Kılmak. Eritmek (yağ). Çevirisini yapmak. İfade etmek.
Avenues : Sokak. Ağaçlı cadde. Hedefe ulaşmada gidilecek yol veya hedef yolu. Ağaçlı yol. Bulvar. Geniş cadde. İki yanı ağaçlıklı yol. Yol.
Highway : Otoban. Ana cadde. Karayolu. Otoyol. Genel yol. Ana yol. Anayol. Ekspres yol.
Supply : Tamamlamak. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İkmal. Yerini doldurmak. İhtiyacı karşılamak. Karşılamak. Stok miktar. Tedarik etmek. Arz. Temin etmek.
Dike : Set çekmek. Süslemek. Hendek açmak. Ark. Duvar. Sevici kadın. Siper. Set yaparak korumak. Kazmak.
A set of : Bir takım. Bir grup.
Causeway synonyms : causeways, dams, catwalks, aisle, street, boulevard, access, barrage, road, bulkhead, areaway, macadam, main road, highroad, alleyway, alleys, furnish, main street, the street, pave, dikes, macadams, highroads, street address, catwalk, dam, banks, roadways, canalis, alleyways, bulkheads, bund, avenue.
Causeway ingilizce tanımı, definition of Causeway
Causeway kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A way or road raised above the natural level of the ground, serving as a dry passage over wet or marshy ground.

Bu kısımda Causeway kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Causeway ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Causeway anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Causeway ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.