Highway türkçesi Highway nedir
- Otoyol.
- Ekspres yol.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Ana yol.
- Karayolu.
- Genel yol.
- Şose.
- Ana cadde.
- Otoban.
- Anayol.
Highway ile ilgili cümleler
English: The construction of a highway will contribute to the growth of the suburbs.
Turkish: Ana yollar banliyölerin büyümesine katkıda bulunacaktır.
English: Let's find Highway 483 on this map.
Turkish: Bu haritada Highway 483 bulalım.
English: The highway is snarled up.
Turkish: Karayolu arap saçına döndü.
English: I took Highway 58.
Turkish: Highway 58'i seçtim.
English: This highway saves us a lot of time.
Turkish: Bu otoyol bize çok zaman kazandırır.
Highway ingilizcede ne demek, Highway nerede nasıl kullanılır?
Arava highway : Arava otobanı. Güney israil'de arava'dan geçen otoban (kuru ve kıraç bölge).
Arterial highway : Ana cadde. Anayol. Ana yol.
Belt highway : Çevre yolu.
Data highway : Elektronik otoyol. Bilgi otoyolu.
Divided highway : Ayrılmış otoban. Geliş gidiş yönleri ayrı otoyol. Bölünmüş karayolu. Çift yönlü yol.
Information highway : Bilgi otoyolu. Elektronik otoyol. Bilgi yolu. Bilgi anayolu. Bilgi otobanı. İnterneti oluşturan küresel bilgisayarlar ağı için kullanılan takma ad.
Middle east information highway : Ortadoğu'da hizmet veren bilgi otobanı. Ortadoğu bilgi otobanı.
Express highway : Ekspres karayolu.
Information superhighway : İnterneti oluşturan küresel bilgisayar ağları için kullanılan takma ad. Bilgi süperotobanı. Elektronik otoyol. Bilgi süper otobanı. Bilgi otobanı. Bilgi süperotoyolu. Bilgi otoyolu.
Highwaymen : Haydut. Gaspçı. Eşkıya. Yol kesici. Eşkiya. Soyguncu.
İngilizce Highway Türkçe anlamı, Highway eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Highway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Superhighways : Süper otoyol. Her yöne birden çok yolun olduğu otoyol. İnternet vb ağlar aracılığıyla bilginin hızla bilgisayarlar arasında aktarılabildiği ortam. Sürat yolu.
Abort : Çocuk düşürmek. Erken doğum yapmak. Bir işi yarım bırakmak. Ölü çocuk doğurmak. Düşük yapmak. Düşürtmek (dölütü). Lağvetmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Baş tutmamak.
Pike : Turna balığı. Paralı yol. Mızrak. Asfalt. Balıklama atlama. Geniş tenyaya ikinci arakonakçılık yapan ve tatlı sularda yaşayan, yırtıcı, eti yenir bir balık türü. Kuru ot yığını. Zirve. Kargı.
High street : Anacadde.
Divided highway : Bölünmüş karayolu. Geliş gidiş yönleri ayrı otoyol. Çift yönlü yol. Ayrılmış otoban.
Access mechanism : Erişim mekanizması. Erişim düzeneği.
Carriageways : Karayolunda şerit. Taşıt trafiği yolu. Yol. Taşıt şeridi. Taşıt yolu.
Accelerator key : Hızlı erişim tuşu. İvmelendirme tuşu. Kısayol tuşu. Hızlandırıcı tuş. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Hızlandırma tuşu.
Blvd : Sıralı ağaçlı ve geniş cadde. Boulevard (bulvar). Bulvar.
Highway synonyms : interstate highway, ringway, carriageroad, mainline, speedway, approach road, sync, hwy, interchange, autobahn, beltway, throughway, causeway, artery, arterial highway, access key, highroad, throughways, traffic lane, freeway, dual carriageway, syncs, interstate, cart road, speedways, absolute device, state highway, main street, syncing, land route, roadway, superhighway, parkways.
Highway ingilizce tanımı, definition of Highway
Highway kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A main road or thoroughfare. A road or way open to the use of the public.

Bu kısımda Highway kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Highway ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Highway anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Highway ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.