Flow türkçesi Flow nedir
- Akıp gitmek.
- Süzülmek.
- Akıntı yapmak.
- Debi.
- Akım.
- Basmak.
- Akmak.
- Dolaşmak.
- Dökülmek.
- Yükselmek (deniz).
- Dökülmek (elbise veya kumaş vb belirli bir şekilde).
- Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır.
- Bastırmak.
- Akıcı özelliği olan özdek ya da erkenin yer değiştirme olayı.
- Akış.
- Cereyan.
- Akıcı olmak.
- Dolaşmak (kan vb).
- Taşmak.
- Met halinde olmak.
- Akıntı.
Flow ile ilgili cümleler
English: Most rivers flow to the sea.
Turkish: Çoğu nehirler denize akar.
English: We have a bit of a cash flow problem.
Turkish: Biraz nakit akış sorunumuz var.
English: I am your source of life, for my tears flow in your veins.
Turkish: Yaşam kaynağın benim, çünkü damarlarında gözyaşlarım akıyor.
English: Miracles do exist, but we just don't notice them in the flow of events.
Turkish: Mucizeler meydana gelir, sadece biz olayların akışı içerisinde onların farkına varmayız.
English: Try to check the flow of water by turning the valve.
Turkish: Vanayı çevirerek su akışını kontrol etmeye çalış.
Flow ingilizcede ne demek, Flow nerede nasıl kullanılır?
Flow away : Kaymak. Akmak.
Flow chart : Akış diagramı. Bir dizi algoritmik ve düzenli faaliyetler içerisinde iş sürecini gösteren diagram. Akım şeması. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Akım çartı. Bir akışkanın bütün akım çizgilerinin oluşturduğu çizenek. Bir süreçte, işlemlerin dizisini ve birbirine bağımlılığını gösteren çizgisel anlatım. Akış şeması. Akım çizeneği. Akış çizeneği.
Flow coefficient : Akış verim katsayısı. Akım katsayısı.
Flow control : Akım kontrolü. Akım denetimi. Akış kontrolü. Debi reglajı. Akış denetimi. Akış kontrolu. İki bilgisayar arasındaki veri transferi kontrolü.
Flow control valve : Akış kontrol valfi. Akış kontrolü vanası. Debi kontrol vanası.
Flow cytometry : Akışlı hücre sayımı. Akışlı hücre ölçümü. Flow sitometre. Akış sitometrisi. Flüoresan boyalar ve lazer ışını kullanılarak binlerce hücre içerisinde bir tip hücreyi ayırabilme özelliğine sahip, apoptozis tanısı, lökosit alt gruplarının tayini, trombosit analizi, hücre adezyon moleküllerinin tayini, hücre fonksiyon testleri gibi çok yönlü test yapan cihaz. Akış sitometresi. Akan hücre ölçümü.
Flow line : Döküm çizgisi. Akış çizgisi. Akış hattı. Akış yolu. Kalıp işareti. Akım çizgisi. Akım hattı.
Flow diagram : Akım şeması. Akış diagramı. Akış diyagramı. Akış çizgesi. Akım çizgesi. Akım diyagramı. Akış çizeneği. Akış şeması. Bir faaliyetteki akışı (tedarik, bilgi, vb) gösteren diagram.
Flow from : Akmak.
Flow down : Aşağı doğru akmak.
İngilizce Flow Türkçe anlamı, Flow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disintegrates : Atomlarına ayırmak. Parçalara ayrılıp dağılmak. Ufalanmak. Bütünlüğü bozulmak. Çözülmek. Paramparça olmak. Dağılmak. Parçalara ayırmak. Çözüşmek. Parçalanmak.
Trend : Bir gidişin, bir sürecin kısa ve uzun dönemde aldığı doğrultu ya da kazandığı eğilim. Eğilim. Yön. Meyletmek. Eğimli olmak. Modaya uygun olan. Moda. Gelişme doğrultusu. Yönelmek.
Draped : Katlamak. Kumaş kaplanmış. Asmak. Kumaşla örtmek. Dökümlü olmak. Kıvırmak. Kumaşla süslemek. Sarkmak.
Break into : Girmek. Konuşmayı kesmek. Ayırmak. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Zorla içeri girmek. Dalmak. Tecavüz etmek. Hırsızlık yapmak. Lafa karışmak.
Upsurge : Kabarma. Artış. Kabarmak. Ani artış. Dalga. Ani ve hızlı artış. Yükselme. Hızlı artış. Yükselmek. Fiyatlardaki ani yükseliş veya zam.
Creep away : Gizlice kaçmak. Gizlice sıvışmak.
Flighted : Uçakla seyahat. Sürü. Kaçma. Basamak. Kuş sürüsü. Uçmak. Uçuş. Böcek sürüsü. Yağmur (kurşun, ok vb).
Coin : Para basmak. Değeri, devletin resmi damgası ile garanti edilmiş maden para. Madeni para basmak. Deyim bulmak. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Maden para. Para. Sikke. Sözcük uydurmak.
Ranges : Boyunca gitmek. Tarafına çevirmek. Bölgede yaşamak. Turlamak. Uzanmak. Doğrultmak. Sıralı olmak. Gezmek. Sıralanmak.
Lapses : Bitmek. Kaymak. Geçmek. Zeval bulmak. Hata yapmak. Kullanılmaz durumda olmak. Zaman geçmek. Bir süre için inanç ve prensiplerinden vazgeçmek. Sapmak.
Flow synonyms : drippage, flow of air, backflowing, air flow, disgorge, gushed, flight, asswage, disgorged, flush, ran off, lapse, draping, effluences, flees, ooze, attack suddenly, defluxion, electric current, elapses, fluxions, tenors, chutes, transpirate, assuages, the course of events, come on, debit, cruised, fountain, bear down, movement, allayed.
Flow zıt anlamlı kelimeler, Flow kelime anlamı
Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak.
Ebb : Kabarma-alçalma olayında suların indiği dönem. Bozulmak. Tükenip gitmek. Alçalma. Zayıflamak. Düşmek. Çekilmek. Çekilme. Azalmak. (deniz) çekilmek.
Flow ingilizce tanımı, definition of Flow
Flow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A flow of blood. To change place or circulate, as a liquid. To inundate. To move with a continual change of place among the particles or parts, as a fluid. A current. As, a flow of water. Tears flow from the eyes. As, rivers flow from springs and lakes. To flood. To overflow. A stream of water or other fluid. To cover with water or other liquid.

Bu kısımda Flow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.