Upsurge türkçesi Upsurge nedir

Upsurge ingilizcede ne demek, Upsurge nerede nasıl kullanılır?

Upsurged : Yükselme. Dalga. Artış. Yükselmek. Kabarmak. Ani ve hızlı artış. Fiyatlardaki ani yükseliş veya zam. Kabarma. Ani artış.

Upsurges : Yükselmek. Yükselme. Ani ve hızlı artış. Kabarmak. Fiyatlardaki ani yükseliş veya zam. Artış. Dalga. Kabarma. Hızlı artış. Ani artış.

Upsurging : Ani ve hızlı artış. Artış. Yükselmek. Dalga. Kabarmak. Yükselme. Fiyatlardaki ani yükseliş veya zam. Kabarma. Ani artış.

Upsun : Güneşin doğuşuyla batışı arasındaki zaman. Güneşin gökyüzünde göründüğü zaman.

Ups and downs : Yüksekler ve alçaklar. İnişler ve çıkışlar. Hayattaki iniş çıkışlar. Değişiklik. Kah düşme kah kalkma. Hayattaki iniş ve çıkışlar. Mutlu anlar ve mutsuz anlar. İyi ve kötü zamanlar. Hayatın cilvesi. İniş yokuş.

Ups : Dünya genelinde mektup ve paketleri teslim eden amerikan şirketi. Kesintisiz güç kaynağı. Birleşik koli servisi.

Upset the apple cart : İçine etmek. Pişmiş aşa su katmak. Kaosa sebep olmak. Olayların sırasını karıştırmak. Elma arabasını devirmek. Bir çuval inciri berbat etmek. Pişmiş aşa soğuk su katmak.

 

Lace ups : Bağlamak. Bağlamak (ayakkabı). Bağcıklı ayakkabı.

Upscale : Pahalı. Üst sınıfla ilgili. Lüks. Zengin sınıfın. Zarif. Üst sınıfa ait. Üst kalite. Varlıklı sınıfla ilgili.

Upset test : Şişirme deneyi.

İngilizce Upsurge Türkçe anlamı, Upsurge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upsurge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Count by : Say. Sayı aralığı.

Ascension : Uruç. Gökcisminin yükselişi. Miraç. Ağış. Göğe yükselme. Ufuktan yükseklik derecesi (astronomi terimi). Hz.isa'nin göğe yukselişinin 40. günü.

Groundswells : Dip dalgası. Yayılma. Artma (seçenek veya fikirler). Duygu patlaması veya yoğunlaşması. Fırtına öncesi veya sonrası oluşan büyük deniz dalgaları.

Crescendos : Şiddeti gittikce artan. Kreşendo.

Ascents : Çıkış. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama. Bayır. Bir yer veya mekandan çıkmak için kullanılan yer. Tırmanış. Rampa. Tırmanma. Yükseliş. Yukarı doğru göç. Yokuş.

Rush : Telaş etmek. Atılmak. Koşuşturmak. Acele ile göndermek. Acele ettirmek. Yetiştirmek. Telaş. Sıkıştırmak. Aceleye getirmek. Hızlı akmak.

Being in the ascendant : İtibar kazanmak. Yıldızı parlamak. Hükmetmek.

Thingummy : Şey. Ivır zıvır. Zamazingo. Karın ağrısı. Adı anımsanmayan şey. Zımbırtı. Ne derler. Bkz.thingamajig.

Bloats : Şişmek. Şişirmek. Kabartmak. Tuzlamak ve tütsülemek. Abdominal distansiyon. Tütsülemek (balık).

Increase : Artırmak. Çoğaltmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Büyümek. Zam yapmak. Artma. Çoğalmak.

 

Upsurge synonyms : debris surge, debris storm, dilating, ascent, dilate, thingumabob, ascended, afflux, flood, boost, buoy, upsurges, booster, bubbling, undulation, seas, arose, be up, boom, dilates, crimp, backwater, distinctions, accrual, bloat, sweetie, crescendo, effervesce, flood tide, groundswell, flow, billow, enhancements.

Upsurge zıt anlamlı kelimeler, Upsurge kelime anlamı

Decrease : Azaltmak. Azalmak. Düşmek. Küçültmek. Düşüş göstermek. Azalma. İnmek. Eksiltme. Eksilme. Küçülmek.