Discharges türkçesi Discharges nedir

  • Akmak.
  • Boşaltmak.
  • Tahliye etmek.
  • Muaf tutmak.
  • Ateş etmek.
  • İşten kovmak.
  • Deşarj etmek.
  • Yerine getirmek.
  • Taburcu etmek.
  • Atmak.
  • İşten çıkarmak.
  • Görevden almak.
  • İşten atmak.
  • Ateşlemek.
  • Boşalmak.
  • Terhis etmek.
  • Ödemek.
  • İltihap çıkmak.
  • Serbest bırakmak.

Discharges ile ilgili cümleler

English: The river discharges into a lake.
Turkish: Nehir bir göle boşalmaktadır.

Discharges ingilizcede ne demek, Discharges nerede nasıl kullanılır?

Discharge a debt : Tediye etmek. Borç ödemek. Borcu ödemek.

Discharge bridge : Boşaltma köprüsü.

Discharge circuit : Boşalma devresi.

Discharge coefficient : Boşalma katsayısı. Deşarj katsayısı. Boşaltım katsayısı. Boşaltma katsayısı. Verdi katsayısı. Boşalım katsayısı.

Discharge current : Boşalım akımı. Deşarj akımı.

Discharge lamp : Boşalmalı lamba. Deşarj tüpü. Bir gaz, bir metal buharı ya da birçok gaz ya da buharların bir karışımı içinde elektrik boşalması ile ışık üreten lamba.

Discharge of mortgage : İpoteğin fekki. Tutunun kaldırılması. İpoteğin kaldırılması. Taşınmazı üzerinde tutu bulunan bir kimsenin borcunu ödemesi sonucunda, tapu kütüğüne, taşınmaz üzerindeki tutu sınırlamasının son bulduğunu belirten bir belirtkenin konması.

Discharge hormones : Hormon salgılamak.

 

Discharge from employment : İşten çıkarmak.

Discharge printing : Aşındırma baskı.

İngilizce Discharges Türkçe anlamı, Discharges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discharges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boot out : Kapı dışarı etmek. Görevine son vermek. Defetmek. Kovmak.

Dust : Tozlamak. Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. Çöp. Pudralamak. Tozunu almak. Yanıltmak. Tozlanmak. Serpmek. Toz bulutu. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

Drain : Kurutmak. Süzmek. Akıtmak. Tüketmek. Pis su borusu. Süzülmek. Yarayı temizlemek. Suyu çekilmek. Akaç.

Disengages : İlgisini kesmek. Geri çekilmek (askeri terim). Avaraya almak. Çözmek. Bağlantısını kesmek. İlişkisini kesmek. Affetmek. Salıvermek. Kurtulmak.

Drains : Süzülmek. Yarayı temizlemek. Suyu çekilmek. Pansuman yapmak. Kanalizasyon şebekesi. Akıtmak. Kurutmak. Tüketmek. Suyunu çekmek.

Enflamed : Tutku uyandırmak. Yakmak. Alevlenmiş. Azdırmak. Tutuşturmak. Heyecanlandırmak. Aydınlatmak.

Ejaculates : Söyleyivermek. Dışarı atmak. Bağırmak. Beli gelmek. Fırlatmak. Birdenbire yüksek bir sesle söylemek. Haykırmak. Fışkırtmak. Fışkırmak.

Depletes : Dökmek. Bitirmek. Azaltmak. Tükenmek (bitmek vb). Tüketmek. Yoksun hale getirmek. Kurutmak.

Plugs : Yumruk atmak. Dolgu yapmak. Tıpalamak. Tıkamak. Harıl harıl çalışmak. Vurmak. Reklamını yapmak (radyo). Tıkaç.

Discharges synonyms : occurrent, disemploy, elapse, dot, clean out, axe, exempt, answered, come off, bleed off, demobilized, galvanise, antes, send packing, atone for, creamed, ante up, decapitating, ignited, debarks, demob, cream, completes, occurrence, squeeze out, cast aside, volley, exonerating, gun, plug, demobilised, depose, coursed.

 

Discharges zıt anlamlı kelimeler, Discharges kelime anlamı

Gather : İltihaplanmak. Tutmak. Toparlanmak. Büzgü yapmak. Devşirmek. Seçmek. Büyümek. İrin toplamak. Kendini toplamak.

Convict : Hükümlü. Kabullendirmek. Suçlu çıkarmak. Suçlu bulmak. Suçunu ispat etmek. Mahkum. Suçlandırmak. Hüküm giydirmek. Mahkum etmek.