Brim türkçesi Brim nedir

  • Taşma.
  • Siperlik.
  • Bardak ağzı.
  • Ağız (bardak).
  • Şapka kenarı.
  • Ağzına kadar dolu olmak.
  • Silme dolu olmak.
  • Kenar.
  • Şapka siperi.
  • Dolmak.
  • Ağız.
  • Ağzına kadar dolmak.

Brim ile ilgili cümleler

English: Tom is wearing a wide-brimmed hat.
Turkish: Tom, geniş kenarlı bir şapka giyiyor.

English: He filled the cup to the brim.
Turkish: Fincanı ağzına kadar doldurdu.

Brim ingilizcede ne demek, Brim nerede nasıl kullanılır?

Brim full : Hıncahınç.

Brim over : İçi içine sığmamak. Taşmak. Çok olmak. Çok gelmek. Fazla gelmek. Fazla olmak. Taşmak (su vb).

Filled to the brim : Dopdolu. Ağzına kadar dolu olan. En tepesine kadar dolu olan. Tıka basa dolu. Ağzına kadar dolu.

Full to the brim : Tamamen dolmuş. Tıka basa dolu. Dopdolu. Ağzına kadar dolu. Silme.

Brimful : Taşmak üzere. Ağzına kadar. Silme. Ağzına kadar dolu. Tepeleme. Tıklım tıklım.

Brimming with : İle dolu. -le dolu.

Brimless : Keskin kenarları olmayan. Kenarsız.

Brimming : Taşan. Tam kapasite. Ağzına kadar dolu. Taşma. Taşmak üzere olan.

Brimmer : Ağzına kadar dolu bardak veya kap. Ağzına kadar dolu bardak. Dolu bardak.

Brimfull : Ağzına kadar dolu.

İngilizce Brim Türkçe anlamı, Brim eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brim ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Flowage : Akış. Su basma. Sel. Akan veya taşan sıvı. Akım. Su baskını.

Brinks : Kıyı. Eşik. Eşik (felaket için). Kenar (uçurum için). Ağız (kaya, uçurum).

Be full : Tok olmak. Doymuş olmak. Dolu olmak. Doymak.

Congest : Kalabalıklaşmak. Şişirme, toplama, doldurma. Konjest. Doldurmak. Tıkamak. Toplamak. Yığmak. Tıkanmak.

Have : Etmek. Buyurmak. Yapmak. Elinde bulunmak. Almak. Zorunda olmak. Kabul etmek. Malik olmak. Aldatmak. -si olmak.

Sandbags : Yanıltma. Kum torbaları ile çevirmek (siper). Siper torbası. Kum torbasıyla korumak. Kum torbası. Siperlik kum torbası.

Be over : Sonlanmak. Bitmek. Sona ermek. Kalmamak. Miyadını doldurmak. Geçmek. Bitmek (kalmamak). Tamam olmak.

Beastings : İlk süt. İneğin doğumdan sonraki ilk sütü. Ön süt. İlk gelen süt. Ağız sütü.

Congesting : Yığmak. Kalabalıklaşmak. Tıkamak. Doldurmak. Tıkanmak. Toplamak.

Brim synonyms : shoe collar, biestings, ebullitions, boundary, visors, fill, lip, be packed, flowages, dialect, flushing, vizors, lapses, flange, accent, drowning, testudo, visoring, bubbling over, effusion, edge, abound with, brink, feature, brims, encrochment, borders, vizor, encroachment, extreme, blade, beak, fill up.

Brim zıt anlamlı kelimeler, Brim kelime anlamı

Lack : Yoksun kalmak. Eksiklik. -den yoksun olmak. Olmamak. Yokluk. Yoksun olmak. İhtiyacı olmak. Olmayış. -e sahip olmamak. -sizlik çekmek.

Empty : İçini boşaltmak. Dökülmek. Akıtmak. Abuk sabuk. Boş. Boşuna. Yoksun. Boşaltmak. Boşalmak. Dökmek.

Brim ingilizce tanımı, definition of Brim

Brim kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cold. [Bakınız: Breme]. Fierce. To fill to the brim, upper edge, or top. The rim, border, or upper edge of a cup, dish, or any hollow vessel used for holding anything. Sharp. To be full to the brim.