Lack türkçesi Lack nedir

  • -sizlik.
  • Yokluk.
  • Olmayış.
  • Eksiklik.
  • İhtiyacı olmak.
  • Eksik olmak.
  • Yoksun olmak.
  • Olmamak.
  • -sizlik çekmek.
  • -e sahip olmamak.
  • -den yoksun olmak.
  • Yoksun kalmak.

Lack ile ilgili cümleler

English: A lot of our mistakes come from a lack of patience.
Turkish: Hatalarımızın çoğu sabır eksikliğinden geliyor.

English: A lack of sleep affected the singer's performance.
Turkish: Uyku eksikliği şarkıcının performansını etkiledi.

English: All but one of 8 planets of the Sun lack life.
Turkish: Güneşin 8 gezegeninden biri hariç hepsi yaşamdan yoksundur.

English: Admitting his lack of experience, I still think that he ought to do better.
Turkish: Onun tecrübe eksikliğini kabul etmeme rağmen, hâlâ daha iyi yapması gerektiğini düşünüyorum.

English: Are you blaming me for your lack of success?
Turkish: Başarısızlığın için beni mi suçluyorsun?

Lack ingilizcede ne demek, Lack nerede nasıl kullanılır?

Lack expression : Artikülasyon eksikliği olan. İfade eksikliği olan. İfadesi olmayan.

Lack for nothing : Gereken her şeye sahip olmak. Eksik hiçbir şeyi olmamak. Hiçbir şeye ihtiyacı olmamak.

Lack of : -sizlik. Mahrumiyet. Sızlık. Yoksunluk. Yokluk.

Lack of appetite : İştahsızlık.

Lack of bias : Yanlılık yokluğu.

Lack of concentration : Konsantrasyon eksikliği.

 

Lack of condition : Hamlık.

Lack of competition : Rekabet yokluğu. Tekelcilik. Rekabet eksikliği.

Lack of concern : Tarafsızlık. İlgi eksikliği. Kayıtsızlık.

Lack of cooperation : İşbirliği eksikliği. Birlikte çalışma isteği olmama. Dayanışma eksikliği.

İngilizce Lack Türkçe anlamı, Lack eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be short of : Kafi gelmemek (varolan şeyler veya birileri). Bulunmak (bir yerden belirli bir uzaklıkta). Yetmemek. Yetersiz olmak.

Absence : Uzakta olma. Yitiklik. Bulunmama (bulunması gerekirken yerde). İşe gelmeme. Devamsızlık. Bulunmayış. İşçilerin işe gelememesi. Kaybolma.

Shortage : Noksan. Fire. Kıtlık. Eksik. Eksıklık. Açık. Darlık. Cari fiyattan arzın talebe cevap vermemesi. Noksanlık. Sıkıntı.

Deficiency : Doğal nedenlerle malın ağırlığında beliren eksilme. açık. varlıklar ile borçlar arasındaki fark. Bir kromozomun bir parçasının ya da bir genin yokluğu ile ortaya çıkan durum. Eksik. Biyoloji, hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eksiklik, noksanlık. Noksan. Noksanlık. Yoksunluk. Gereksinim. Yetersizlik.

Be absent : Çekilmek. Mevcut olmamak. Katılmamak. Bulunmamak.

Defectiveness : Sakatlık. Bozukluk. Kusur. Özürlülük. Kusurluluk. Noksanlık.

Forfeit : Ceza. Ceza olarak kaybetmek. Kaybetmek. Bedel. Ceza olarak vermek. Zarar. Bir hakkınından mahrum kalmak. Kayıp. Ceza olarak kaybetme.

Stringency : Para darlığı. Sıkıntı. Darlık. Şiddet. Kesat. Sıkılık. Sıkışıklık. Sertlik.

Need : İhtiyaç duymak. Yoksulluk. Lüzum. Gereksinim duymak. Gereksinme. -e ihtiyacı olmak. Gerekmek. Karşılandığında haz, karşılanmadığında acı ve hüzün veren; karşılandıkça şiddetini kaybeden; zaman içinde kendini tekrarlayan; alışkanlık haline gelebilen; sınırsız ve öznel olan duygu. Muhtaç olmak. -meli.

 

Defects : Problemli haller. Bozukluk. Kusurlar. Kapak arızası. Noksan. Kusur. Özür. Sakatlık. Arıza.

Lack synonyms : mineral deficiency, be desperate for, be in need of, missed, unbecome, do with, decrement, be lacking, miss, destitution, be deprive of something, dearth, be pinched, requiring, decremented, hardships, requires, forfeits, exiguity, defect, defalcations, beggarliness, exclude, deficiencies, be pressed for, require, decrementing, lack of, be deprived of, go without, be in want, be in want of something, be wanting.

Lack zıt anlamlı kelimeler, Lack kelime anlamı

Presence : Huzur. Tavır. Mevcudiyet. Ön. Bulunma. Görünüş. Bulunuş. Yüksek frekansları düzenleyerek sesin canlılığını denetleyen bir çeşit frekans düzenleyici devre. Protokol görevlileri. Orada bulunma.

Include : İçine almak. Yer vermek. Katmak. Kapsamına almak. Kaplamak. Dahil etmek. İçermek. Kapsamak.

Have : Buyurmak. Sahip olmak. Aldatmak. Zorunda olmak. Malik olmak. -si olmak. Dolandırmak. Yapmak. Elinde bulunmak. Göz yummak.

Lack ingilizce tanımı, definition of Lack

Lack kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fault. To find fault with. Offense. Blame. To be wanting. Exclamation of regret or surprise. Often, impersonally, with of, meaning, to be less than, short, not quite, etc. Crime. Cause of blame. To blame.