Kıtlık nedir, Kıtlık ne demek

"Kıtlık" ile ilgili cümle

  • "Toprak darlığı, ham madde kıtlığı ve nüfus artışı..." - F. R. Atay
  • "Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır." - H. R. Gürpınar
  • "Espri, kıtlıkta bolluk arz eden bir cevherdir." - N. F. Kısakürek

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Sınırsız insan isteklerini karşılayacak kaynakların yetersizliği.

İngilizce'de Kıtlık ne demek? Kıtlık ingilizcesi nedir?:

scarcity

Kıtlık hakkında bilgiler

Kıtlık, yaygın ve sürekli açlığa, etkilediği insanların aşırı zayıflayıp güçten düşmesine ve ölüm oranında önemli bir artışa yol açan aşırı ve uzun süreli gıda darlığı.

Gıda darlığı çekilen bölge ya da ülkedeki tüm sınıfları ve toplulukları şu ya da bu oranda etkileyen kıtlıklar genel kıtlık olarak adlandırılır. Ülkenin yalnızca bir bölümünde yoğunlaşan, ama çoğunlukla kıtlık bölgesindeki bütün toplulukları etkileyen kıtlıklar bölgesel kıtlık biçiminde nitelenir. Gıda darlığı olan ülkede ya da bölgede yalnızca belli bir nüfus kesiminin, darlığın coğrafi yoğunluğundan bağımsız olarak etkilenmesi durumunda sınıfsal kıtlıktan söz edilir.

 

Kıtlık nedenleri genellikle doğal ve beşeri olmak üzere iki ana kategoride ele alınır. Kuraklık, aşırı yağmur ve taşkınlar, mevsimsiz soğuklar, tayfunlar, bitki hastalıkları ve ürünlere dadanan zararlı böcekler gibi doğal ya da fiziksel nedenler ürünlerin ve gıda kaynaklarının yok olmasına yol açabilir. Kuraklık, kıtlığın en sık karşılaşılan doğal nedeni olarak çorak ya da yarı çorak yerlerde açlığa yol açan başlıca etkendir. Sulamada yararlanılan önemli bir ırmağın kaynağında baş gösteren kuarklık, ırmağın suladığı bölgelerde kıtlığa yol açabilir.

Siyasi ve kültürel nedenlerden kaynaklanan kıtlıklar, doğal kıtlıkların çoğunun tersine, denetim altına alınabilir niteliktedir. Kıtlığın insanlardan kaynaklanan başlıca nedeni savaşlardır.Savaşlar sırasında ürün ve yiyeceklerin yok edilmesinin yanı sıra kuşatma ve abluka gibi taktiklerle yiyecek dağıtımı da büyük ölçüde engellenmiştir.

Kıtlık ile ilgili Cümleler

  • Kıtlık süresince birçok köylü öldü.
  • Yanardağ patlamasını kıtlık izledi.
  • Bolluk zamanlarında kıtlık zamanlarını hatırla.
  • Kıtlıktan dolayı sığırlar açlıktan öldü.
  • Kıtlıktan dolayı sığır açlıktan öldü.
 

Kıtlık tanımı, anlamı:

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Kuraklık : Kurak olma durumu, kurak hava, yağışsızlık.

Savaş : Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele.

Ürün : Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Eser. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Kıtlıktan çıkmış : Doymak bilmeyen.

Kıtlıktan çıkmış gibi yemek : Doymak bilmezcesine yemek.

Adam kıtlığında : Adam yokluğunda.

Yetme : Yetmek işi.

Azlık : Az olma durumu. Azınlık.

Bulunma : Bulunmak işi.

Yetişme : Yetişmek işi.

Bundan : Bu nedenle.

Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

Açlık : Aç olma durumu. Aşırı istek içinde bulunma. Kıtlık.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Sınırı genişlemiş.

Darlık : Dar olma durumu. İç sıkıntısı. Geçim zorluğu.

Duygu : Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Önsezi. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Duyularla algılama, his.

Söz : Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

Kıtlık değeri : Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin kıtlık düzeylerine göre piyasada oluşan göreli değerleri. Bir ressamın tablosu, antika mallar, elmas gibi sunumu göreli olarak düşük olan ve artırılamayan malların, istemin şiddetine göre piyasada oluşan göreli değerleri.

Kıtlık rantı : Toprak sunumunun sabit olması nedeniyle, tarımsal ürünlere yönelik toplam istemin artmasına bağlı olarak en verimsiz toprakların da üretime açılması sonucu tüm toprak sahiplerinin elde ettiği kazanç. krş. farklılık rantı (quota rents) Dışalım mallarına getirilen miktar kısıtlamalarının yurtiçi piyasada dışalım malının kıtlığına neden olarak fiyatını yükseltmesi sonucu çoğunlukla dışalımcının elde ettiği kazanç.

Kıtlık tutumu : Bir ülkede var olan satın alma gücünün, tüketim malları yapımını tam yetenekle çalıştırabilecek kadar yüksek olmaması (üretim yeteneğine göre istemin az olması).

Diğer dillerde Kıtlık anlamı nedir?

İngilizce'de Kıtlık ne demek? : n. famine, scarcity, dearth, shortage, drought, exiguity, failure, paucity, penury, scantiness, scantness, scarceness, slimness, sparseness, sparsity

Fransızca'da Kıtlık : pénurie [la], disette [la], faim [la], famine [la], rareté [la]

Almanca'da Kıtlık : n. Hunger

Rusça'da Kıtlık : n. нехватка (F), дефицитность (F), голод (M)