Exiguity türkçesi Exiguity nedir

Exiguity ingilizcede ne demek, Exiguity nerede nasıl kullanılır?

Exiguities : Yoksunluk. Darlık. Kıtlık. Azlık. Yokluk.

Exiguous : Kıt. Yetersiz. Az. Küçük. Dar. Ufak. Cüzi.

Exigence : Gereklilik. İhtiyaç. Mecburiyet. Acil durum. Zorunluluk. Gerek.

Exigences : Mecburiyet. İhtiyaç. Zorunluluk. Gereklilik. Gerek. Acil durum.

Exigencies : Zaruret. Gerek. Acil durum. Ani hareket gerektiren durum. Gereklilik. İhtiyaç. Aciliyet. Zorunluluk. Mübremlik. Mecburiyet.

Exigible : Talebi kabil olan. İstenilir. Ödenecek. Ödenmesi gereken. Talep edilir. Gerekli olabilir. İstenebilir. İstenilebilir. Ödenebilir. Talep edilebilir.

Exigent : Acil. Zorlayıcı. İvedi. Müşkülpesent. Titiz.

Exigency : Mübremlik. Gerek. Acil durum. İhtiyaç. Gereklilik. Zaruret. Gereksinim. Ani hareket gerektiren durum. Aciliyet. Mecburiyet.

Plexiglass : Organik cam. Akrilik plastik. Pleksiglas. Cama benzer bir plastik çeşidi. Mika. Plastik cam. Perpeks. Uçak camlarında kullanılan plastik madde.

Anorexigenic : Anoreksijenik. Anoreksijen.

İngilizce Exiguity Türkçe anlamı, Exiguity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exiguity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstinence : Belirli bir ilaç veya kimyasal maddeden kendi iradesini kullanarak sakınma durumu. Uzak durma. Oruç. Bir alışkanlıktan kendini yoksun kılma. İçkiden uzak durma. İçki içmeme. Kaçınma. Geri durma. Perhiz.

 

Droughts : Nemsiz. Kurak. Susuzluk. Kuraklık. Su kıtlığı. Kuruluk.

Meagerness : Zayıf halde. Kuruluk. Yetersizlik. Zayıflık.

Deprivations : Azletme. Kayıp. Mahrum bırakma. Mahrum etme. İhtiyaç. Mahrumiyet.

Destituteness : Muhtaçlık. Fakirlik. Sefillik. Yoksulluk. Mahrumiyet. Mahrumluk.

Deprival : Yoksun bırakma. Mahrum etme. Mahrum etme işi. Mahrum kalma. Mahrumiyet.

Scarcities : Yetersizlik. Kesat. Nedret. Enderlik ilkesi. Nadirlik. Az bulunurluk.

Narrow circumstances : Yoksulluk. Fakirlik. Parasızlık. Zaruret.

Scarceness : Zor bulunurluk. Nadirlik.

Exiguity synonyms : exiguities, pressures, hardship, picking, thinness, leanness, famine, privation, abstemiousness, wateriness, denseness, paucities, hardships, scarcity, sparsity, hungers, deficiencies, littleness, beggarliness, scantness, deprivals, defraudation, famines, closeness, failure, narrowness, spareness, pokiness, lack of, meagreness, inadequacy, dearth, pressuring.

Exiguity zıt anlamlı kelimeler, Exiguity kelime anlamı

Sufficiency : Elverişlilik. Yeterlilik. Uygunluk. Yeterli bir miktar. Yeterli miktar. Yeterlik. Kifayet. Yeterli şey. Yeterli olma.

Adequacy : Uygunluk. Ehliyet. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Yetenek. İstihkak. Kifayet. Yeterlilik. Yeterlik.

Exiguity ingilizce tanımı, definition of Exiguity

Exiguity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Scantiness. Thinness. Smallness.