Scarceness türkçesi Scarceness nedir

Scarceness ingilizcede ne demek, Scarceness nerede nasıl kullanılır?

Scarce book : Zor bulunur kitap. Nadir kitap.

Scarce commodity : Nadir bulunur mal.

Scarce goods : Kıt mallar.

Scarce supply : Zor bulunur ihtiyaç maddesi. İhtiyaç maddelerinden yoksun olma durumu. Kıt ihtiyaç maddesi.

Food is scarce : Yiyecek kıt bir kaynaktır. Besin miktarı sınırlıdır. Yiyecekler kıttır.

Scarce : Nadir. Az. Seyrek. Eksik. Kıt. Zoraki. Sınırlı. Zor bulunur. Az bulunur.

Make oneself scarce : Yok oluvermek. Toz olmak. Sırra kadem basmak. Ortadan kaybolmak. Çabucak kaybolmak. Tüymek.

Scarcely ever : Hemen hiç. Hemen hemen hiçbir zaman.

Scarcely : Ucu ucuna. Hemen hemen hiç. Neredeyse. Hemen hemen. Güç bela. Kıtı kıtına. Pek. Pek az. Anca. Zar zor.

Scarcest : Kıt. Zoraki. Eksik. Nadir. Az bulunur. Az. Zor bulunur. Sınırlı. Seyrek.

İngilizce Scarceness Türkçe anlamı, Scarceness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scarceness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scarcities : Az bulunurluk. Enderlik ilkesi. Kesat. Yetersizlik. Nedret.

Fewness : Bir mal veya hizmetin alıcı ve satıcılarının göreceli olarak az sayıda bulunması. Az miktar.

Deficiency : Bir kromozomun bir parçasının ya da bir genin yokluğu ile ortaya çıkan durum. Eksilme. Eksik. Noksan. Yetmezlik. Gereksinim. Gerilik. Biyoloji, hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eksiklik, noksanlık. Noksanlık.

 

Minorities : Reşit olmama. Azınlık. Bir ülke nüfusunun çoğunluğu içinde sayı bakımından az; soy, dil ya da din bakımlarından ayrımlı; ancak, yasalar önünde aynı yurttaşlık hakları olan topluluklar. Azınlıklar.

Rareness : Enderlik. Az bulunma. Nadide şey. Seyreklik.

Hungering : Hasret çekmek. Aç bırakmak. Özlemek. Özlem. Arzu. İştiyak. İstek. Açlık.

Famines : Sıkıntı. Yokluk. Açlık. Kıtlıklar.

Minority : Ekalliyet. Reşit olmama. Azınlık. Yetişkin olmama. Ergin olmama. Azınlık oyu. Hukuk, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Gayrireşitlik.

Failures : Dinme. Kusur. Bulunmama. Eksiklik. Yokluk. Yapmama. İhmal. Aksatma. Hayal kırıklığı.

Famine : Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfusun bir bölümünün yaşamda kalabilmek için gerekli olan ölçüde beslenememesi ve bu yüzden ölüme gitmesi olgusu. Sıkıntı. Açlık. Yokluk.

Scarceness synonyms : littleness, inadequacy, paucities, meagerness, infrequency, hunger, exiguities, rarities, unwontedness, scantiness, exiguity, exility, dearth, droughts, drought, rarity, scantness, insufficiency, seldomness, hungers, scarcity, paucity, infrequence, dearths, failure.

Scarceness zıt anlamlı kelimeler, Scarceness kelime anlamı

Abundance : Miktar. Evrende kimyasal öğelerin dağılımı; evrenin ya da güneş gibi belirli bir yıldızın ortalama kimyasal bileşimi. Refah. Her bir hücrede bulunan belli bir mrna molekülü ortalama sayısı. abundans. Külliyet. Biyoloji, fizik, kimya, uzay, iktisat alanlarında kullanılır. Gerekli bütün malların sıkıntıya düşülmeksizin elde edilebileceği iktisadi durum. Servet. Bet bereket. Salt bolluk.

 

Sufficiency : Kifayet. Yeterlik. Yeterli olma. Yeterli bir miktar. Yeterli şey. Yeterlilik. Uygunluk. Elverişlilik. Yeterli miktar.

Adequacy : İstihkak. Uygunluk. Yeterlilik. Kifayet. Yeterlik. Ehliyet. Yetenek. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması.

Scarceness ingilizce tanımı, definition of Scarceness

Scarceness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Short supply. Lack of plenty. Deficiency. Penury. As, a scarcity of grain. The quality or condition of being scarce. A great scarcity of beauties. Smallness of quantity in proportion to the wants or demands.